amasya erzurum sivas kongreleri kronolojik sıralaması

1 İnönü Savaşının Sonuçları: İsmet Paşa generalliğe yükseldi. Zafer havası TMMM bayram havası yarattı. TMMM’nin kurduğu düzenli ordunun ilk askeri başarısıdır. TMMM içeride ve dışarıda otoritesini arttırmıştır. Milli mücadeleye inanmayıp mesafeli duranlar bu zaferin ardından görüşlerini değiştirmiştir. MilliMücadele Döneminde yapılan kongreler Erzurum ve Sivas Kongreleri ile sınırlı kalmamış, birçok yerel kongreler de düzenlenmiştir. Bu yazımız Milli Mücadele sürecinde düzenlenen tüm kongreler ile Amasya Görüşmeleri konularını içermektedir. Genelgeler ve kongreler kronolojik sıralama için buraya tıklayabilirsiniz. MustafaKemal 27 Haziran 1919’da Sivas’a geldiğinde, 23 Temmuz 1919’da toplanacağı açıklanan Erzurum Kongresi’ne bir an önce iştirak etmenin ve kongreden Anadolu Halk hareketinin lideri olarak çıkmanın yollarını arıyordu. O bu arayışlar içindeyken vatanı kurtarmanın gerçek öncüleri İstihlas-ı Vatan Cemiyeti’ni Ayaklanmalarınlistesi Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanan iç ayaklanmaların kronolojik sıralaması aşağıdaki gibidir[2][7]: 1. CHP'nin 1. Kurultayı olarak da kabul edilen, 4-11 Eylül 1919'da toplanan Sivas Kongresi'nde, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde işgale direnmek amacıyla kurulan müdafaa-i hukuk cemiyetleri Anadolu Mezartaşlarından tek tek kişiler hakkında biyografik ve sanat tarihiyle ilgili bilgilerin yanı sıra -daha önceki bölümlerde de değinildiği gibi-tarihsel topoğrafya, ve demografi, sosyal ve idari tarih, kıyafetler ve aile yapısının geçmişi gibi alanlarda da bilgi edinebiliyoruz.” demiştir. Elite Rencontre Gratuit Pour Les Femmes. Error 522 Ray ID 738423b9f87db969 • 2022-08-09 230628 UTC AmsterdamCloudflare Working Error What happened? The initial connection between Cloudflare's network and the origin web server timed out. As a result, the web page can not be displayed. What can I do? If you're a visitor of this website Please try again in a few minutes. If you're the owner of this website Contact your hosting provider letting them know your web server is not completing requests. An Error 522 means that the request was able to connect to your web server, but that the request didn't finish. The most likely cause is that something on your server is hogging resources. Additional troubleshooting information here. Cloudflare Ray ID 738423b9f87db969 • Your IP • Performance & security by Cloudflare Eğitim Öğretim İle İlgili Belgeler > Konu Anlatımlı Dersler > Tarih Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar > TC İnkılap Tarihi Ve Atatürkçülük Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar GENELGELER VE KONGRELER KISACA ÖZET İNKILAP TARİHİ KONU ANLATIM HAVZA GENELGESİ, MADDELERİ, ÖNEMİ 28 MAYIS 1919 Mustafa Kemal'in işgalin protesto edilmesi konusunda tüm yurttaki sivil ve askeri yöneticilere yolladığı Havza Genelgesi halk arasında büyük heyecan oluşturdu. M. Kemal Havza’ya gelince askeri ve sivil mülki amirlere gönderdiği bildirilerle, işgallerin protesto yapılmasını,mitingler düzenlenmesini , ülkemizin içinde bulunduğu durumun millete anlatılmasını , İstanbul hükümetine protesto telgraflarının çekilmesini istemiştir. Havza Genelgesi Maddeleri » İşgallere karşı protesto mitingleri yapılacak. » İtilaf Devletleri ve İstanbul Hükümetine işgalleri kınayan telgraflar çekilecek. » Mitingler sırasında azınlıklara kötü davranılmayacak. » Milli cemiyetlerin etkinliği sağlanacaktı. Önemi; » Milli direniş bilinci ilk defa uyandırıldı. Ulusal bilinç ilk kez ulusal direnişe döndü. » İç ve dış düşmana karşı birlikte hareket etme yönünde halk uyandırıldı. » M. Kemal İstanbul’a geri çağrıldı. Ancak emri dinlemeyerek Amasya’ya hareket etti. UYARI Havza Genelgesi’yle Kurtuluş Savaşı şahsi olmaktan çıkıp, ulusal bir kimlik kazanmıştır. AMASYA GENELGESİ, AMASYA GENELGESİ’NİN ÖNEMİ, ALINAN KARARLAR, GELİŞMELER Mustafa Kemal, Samsun'a çıktıktan sonra oradan Havza'ya geçti. Havza'da Anadolu halkını; işgallere karşı ;Uyarmak, Bilinçli hale getirmek, Tepki göstermesi ve harekete geçmesini sağlamak için bir genelge yayımladı. Bu amaçla işgallerin mektup, telgraf ve mitinglerle protesto edilmesini istedi. Havza'da komutanlara ve valilere genelge göndererek bir an önce milli bir teşkilat kurmak gerektiğini ve bunun için yapılması gereken çalışmaları bildirdi. Mustafa Kemal, Amasya'da yakın silah arkadaşları Rauf Orbay Bey, Refet Bele Bey ve Ali Fuat Cebesoy Paşa ile toplantı yaptı. Erzurum'da bulunan Kazım Karabekir Paşa ile de haberleşerek Amasya Genelgesi'ni yayımladı. Amaya Genelgesi Kararları 1. Vatanın bütünlüğü. milletin bağımsızlığı istiklali tehlikededir. 2. İstanbul Hükümeti üzerine düşen görevi yerine getirememektedir. Bu durum, milletimizi yok olmuş gibi göstermektedir. . 3. Vatanın bütünlüğünü, milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. 4. Milletin durumunu ve hak isteyen sesini bütün dünyaya duyurmak için her türlü etki ve denetimden uzak bir kurulun varlığı gereklidir. 5. Anadolu'nun her bakımdan en güvenli yeri olan Sivas’ta milli bir kongre toplanacaktır. 6. Kongre için bütün illerden halkın güvenini kazanmış üç delege Sivas'a gönderilecektir. 7. Her ihtimale karşı, bu durumun milli bir sır olarak saklanması ve delegelerin gerekli görülen yerlerde değişik isimlerle seyahat yapmaları gereklidir. Amasya Genelgesi, Türk Kurtuluş Mücadelesi'nin gerekçe, amaç ve yöntemini belirtmiştir. Mücadelenin nedeni, amacı ve nasıl yapılacağının yolu gösterilmiştir. YANİ İhtilal Beyannamesidir. İlk kez Ulusal Egemenlikten söz edilmektedir. Ulusun bağımsızlığını yine ulusun dayanma gücü ve kararlılığı kurtaracaktır. Kurtuluş Savaşının amacını, gerekçesini ve yöntemlerini açıklamıştır. Sivas’ta ulusal bir Kongre toplanması kararlaştırılmıştır. Amasya Genelgesi’nin Önemi 1. Bu genelge ulusal egemenliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması yolunda atılan ilk adımdır. Türk Ulusuna bu çağrının yapılmasının gerekçesini ve uygulanacak plânı açıklamaktadır. 2. Amasya tamimi, hem ihtilalın neden ve programını, hem de ihtilalın başladığını gösteren bir belge niteliğindedir. Bu genelgede => İlk defa yönetim şeklini değiştirme fikri vardır. => İlk defa milli egemenlik anlayışı vardır. => Kurtuluş savaşının yöntemi belirtilmiştir. => Amasya Genelgesi Kurtuluş Savaşı'nın ilk siyasi belgesidir. => İlk defa kurtuluş savaşının mücadele safhası başlamıştır. => İlk defa kurtuluş savaşının gerekçesi , yöntemi ve amacı belirtilmiştir. => İlk defa millet egemenliğine dayanan yönetimden bahsedilmiştir. => İlk defa milli bir kurulun oluşturulmasından bahsedilmiştir. => İlk defa İstanbul hükümetinin görevini yerine getiremediğinden bahsedilmiştir. => İlk defa Erzurum ve Sivas Kongrelerinin toplanmasına karar verilmiştir. Amasya Genelgesi'nden Sonra Gelişen Olaylar Amasya Genelgesi'nin yayımlanmasından sonra İstanbul Hükümeti Mustafa Kemal Paşanın çalışmalarını durdurmaya çalıştı. Bunda başarılı olamayınca bilgi Mustafa Kemal'in resmi görevine son verdi. O da aynı gün resmi görevinden ve askerlikten istifa etti. Mustafa Kemal, ordu müfettişi veya komutan olmadığı bu dönemde Türk milletinden büyük destek gördü. Kazım Karabekir Paşanın bu dönemde Mustafa Kemal Paşanın emrinde olduğunu belirtmesi Milli Mücadelenin önemli dönüm noktalarından biri oldu. ERZURUM KONGRESİ, ERZURUM KONGRESİ’NİN ÖNEMİ, MADDELERİ, ALINAN KARARLAR 23 Temmuz- 7 Ağustos 1919 Mondros Ateşkes Anlaşması'nın 24. maddesine göre Doğu Anadolu'daki altı vilayette bir karışıklık çıktığı takdirde, İtilaf Devletleri bu yerleri işgal edebilecekti. Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin girişimleriyle bölgedeki Ermeni tehlikesine karşı toplanmıştır. Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu. Cemiyet Ermeni tehlikesine karşı alınacak tedbirleri görüşmek üzere Erzurum'da bir kongre toplamaya karar verdi. Erzurum Kongresi'ne katılan Mustafa Kemal. kongreye başkan seçildi . Kongre sonunda şu kararlar alındı 1. Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür parçalanamaz Birbirinden ayrılamaz. 2. Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı, millet hep birlikte direniş ve savunmaya geçecektir. 3. Doğu illerinin ve bütün vatanın bağımsızlığı, Osmanlı Hükümet tarafından sağlanamazsa, geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümet milli bir kongre tarafından seçilecek, kongre toplanmışsa seçimi Temsil Heyeti yapacaktır. 4. Milli kuvvetleri Kuva-yi Milliyeyi etkili, milli iradeyi hakim kılmak esastır. 5. Hrıstiyan unsurlara azınlıklara siyasi hakimiyetimizi ve sosyal dengemizi bozucu haklar ve ayrıcalıklar verilemez. Ancak bu vatandaşların can, mal ve ırzları her türlü saldırıdan korunacaktır. 6. Manda ve himaye kabul olunamaz. 7. Milli Meclis derhal toplanmalı, hükümetin çalışmaları meclis denetimi altına girmelidir. Erzurum Kongresi'nin Önemi -Erzurum Kongresi Doğu Anadolu'nun Ermenilere verilmesini engellemek amacıyla Doğu Anadolu'dan gelen delegelerle toplanmıştı. Amacı, toplanış şekli bilgi ve yapısı bölgesel bir kongre idi. Ancak Mustafa Kemal'in kongreye katılımı ve kongre üyelerini yönlendirmesiyle bütün yurdu ilgilendiren milli kararlar alındı. -Kongre, Mustafa Kemal başkanlığında dokuz kişilik Temsil Heyetini seçerek çalışmalarını tamamladı. -Kongrede alınan kararlar İstanbul'da bulunan İngiliz ve Fransızları rahatsız etti. Onlar bu kongreyi bir ihtilal başlangıcı olarak kabul ettiler. Mustafa Kemal Paşanın diğer çalışmalarının engellenmesi için İstanbul Hükümetine baskı yapmaya başladılar. -İstanbul Hükümetinin Mustafa Kemal ve Rauf Beyin tutuklanması emrini Kazım Karabekir Paşa, uygulamayarak Mustafa Kemal Paşayı desteklemiştir. YANİ Bitlis, Erzurum, Sivas ve Trabzon delegelerinin katılmasıyla toplanmış Bölgesel; aldığı kararlar bakımından Ulusal nitelikli bir kongredir. Mustafa Kemal Başkan seçilmiştir. “Yurt parçaları bir bütündür, parçalanamaz. Osmanlı devleti dağılırsa, Ulus birlikte direnecek ve yurdu savunacaktır. İstanbul Hükümeti bağımsızlığı sağlayamaz ise ulusal kongrenin seçeceği geçici bir hükümet kurulacaktır.” İlk kez Vatan bütünlüğü, Ulusal Egemenliğin sağlanması gerektiği ve İLK KEZ yeni bir devletin kurulması düşüncesi belirtilmiştir. İlk kez manda ve himaye kabul olunmaz düşüncesiyle, İlk kez yabancılara İmtiyaz verilemeyeceği düşünceleri belirtilmiştir. İlk defa hükümet kurulmasından bahsedilmiş ve ilk defa 9 kişilik Temsil Heyeti seçilmiştir. İlk defa manda ve himaye reddedilmiştir. NOT Erzurum kongresi bölgesel olarak toplanmış fakat aldığı kararlar tüm yurdu ilgilendirdiği için milli bir kongredir. SİVAS KONGRESİ, SİVAS KONGRESİ’NİN ÖNEMİ, MADDELERİ, ALINAN KARARLAR 4-11 Eylül 1919 SİVAS KONGRESİ Sivas Kongresi doğrudan doğruya Mustafa Kemal'in çağrısı üzerine toplanmış bir milli kongredir. Kongre'nin 38 üyesinden 31 'ini Batı ve Orta Anadolu illerinden gelen üyeler, 7'sini ise Doğu Anadolu illerini temsil eden Erzurum Kongresince seçilen Heyet-i Temsiliye oluşturmuştur. Böylece Batı ve Orta Anadolu illerinden seçilen delegelerle Doğu illerini temsil eden Heyet-i Temsiliye, Sivas Kongresi'ne memleket çapında bir genişlik ve bütünlük kazandırmıştır. Ülke genelindeki milli cemiyetler “ Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adıyla birleştirildi. Sivas Kongresi, Anadolu'nun her yöresinden gelen delegelerin katılımıyla başladı. Kongrede en çok tartışılan konu vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığının nasıl sağlanacağı oldu. Sivas Kongresi'ni Engelleme Teşebbüsleri, Girişimleri 1. Ankara ve diğer bazı şehirlerimizden Valilik baskısı ile delege seçilemedi. Bazı vilayetlerden seçilen delegeler de aynı baskı nedeniyle yola çıkmaktan alıkonuldu, dolayısıyla Kongre'ye iştirak edemedi. 2. Sivas Kongresi'nin toplanmaması için Sivas'ta bulunan Fransızlar da baskı yaptı. Vali Reşit Paşa ile görüşerek böyle bir kongre gerçekleştiği takdirde Sivas'ın işgal edileceğini ve Kongre'nin dağıtılacağını bildirdi. İstanbul Hükümeti, Sivas Kongresi sırasında bütün gücüyle Mustafa Kemal'i tevkife yönelmişti. Anadolu'nun hemen her valisine telgraflar çekilerek Mustafa Kemal'in ne pahasına olursa olsun tutuklanarak İstanbul'a gönderilmesi isteniyordu. Sivas Kongresi'nin bir özelliği de delegelerin vatanın kurtuluşu ve milletin mutluluğundan başka hiçbir kişisel maksat izlemeyeceklerine, mevcut siyasi partilerden hiçbirinin amaçlarına hizmet etmeyeceklerine dair Kongrede yemin etmeleri olmuştur. Bu suretle milli mücadelenin hiçbir siyasi parti adına yapılmadığı, tamamen milleti ve memleketi kurtarma amacına yönelik bir hareket olduğu açıkça belirtilmiş oluyordu. Kongrenin Amaçları -Doğu Anadolu, Batı Anadolu ve Trakya'yı, yani bütün ülkenin milli bütünlüğünü sağlamak, -Bölgesel olan Erzurum Kongresi'nde alınan kararları, milli bir kongrede kabul edilmesini sağlayarak millete mal etmek. Sivas Kongresi'nde Alınan Kararlar a. Mondros Mütarekesi günü olan 30 Ekim 1918 tarihine kadar işgal edilmeyen topraklar bölünmez bir bütündür, b. Ülkeyi ve padişahlığı korumak için, Kuvayı Milliye'yi amil, milli iradeyi hakim kılmak esastır. c. Her türlü işgale, özellikle Rumluk ve Ermenilik teşkil etme maksadına yol açan hareketlere karşı birlikte savunulacaktır. d. Azınlıklara vatandaşlık hakkı tanınacağından siyasi ve sosyal düzenimizi bozacak ayrıcalıklar verilemez. e. Osmanlı Hükümeti baskı karşısında ülkenin bütünlüğünü koruyamaz, bağımsızlığını sağlayamazsa geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu madde ile 'İstanbul Hükümeti'nin millet menfaatlerine aykırı herhangi bir karar veya davranışı üzerine milletin kayıtsız kalmayacağı, gerektiğinde milli iradeye dayanan bir hükümetin derhal kurulacağı açıkça belirtiliyordu. f. Meclis-i Mebusan'ın toplantıya çağırılması lâzımdır, Böylece millet ve vatanın kaderi üzerinde alınacak kararların meclisin denetimine sunulması şarttır. g. Devletin bağımsızlığına dokunulmamak kaydıyla dış ülkelerin ekonomik, siyasal destek ve teknik yardımları kabul edilecektir. h. Milli vicdandan doğan bütün vatani ve cemiyetler birleştirilerek "Rumeli ve Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında toplanmıştır. Cemiyet parçalanmamak için her türlü particilik görüşlerinin dışında kalacaktır, Erzurum Kongresi Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgelerindeki milli cemiyetleri "Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adıyla bir merkezde toplanmıştı. Sivas Kongresi bu teşkilata bütün Anadolu ve Rumeli cemiyetlerini de içine almak üzere memleket çapında bütünlük kazandırdı. ı. Kongre tarafından seçilen 13 kişilik Heyet-i Temsiliye genel teşkilâtı idare edecektir. Sivas Kongresi'nin Önemi a. Sivas Kongresi kararları, Erzurum Kongresi kararlarının bir tekrarı gibi görünmekle beraber, burada azınlıklara vatandaşlık hakkı tanınmıştır. b. İşgalcilere karşı silâhlı mücadele fikri benimsenmiştir, c. Temsil Heyeti'nin üye sayısı 9'dan 13'e çıkarılmıştır. d. Bu kongre kararları da, Erzurum Kongresi kararları gibi ihtilâlcı bir nitelik taşımaktadır. e. Mustafa Kemal'in tutuklanması için İstanbul Hükümeti'nin gayreti üzerine Heyet-i Temsiliye tarafından İstanbul ile Anadolu arasında her türlü siyasi ilişki ve haberleşme kesilmiştir, f. Kongre Batı Anadolu Umum Kuvayı Milliye Komutanlığı'na Ankara'da bulunan 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Cebesoy Paşa'yı atamıştır. Bu yabancı işgallerine karşı Türk Milleti'nin direneceğinin bir işaretidir. g. Sivas Kongresi'nde Cumhuriyet rejimine doğru bir adım atıldığını artık yabancı temsilciler de anlamışlardır. YANİ Mustafa Kemal’in başkan olup olmaması ve manda gündeme gelmiştir. Ulusal dernekler bir çatı altında birleştirilmiştir. Mustafa Kemal başkan seçilmiştir. Toplanma ve alınan kararlar bakımından ulusal bir kongredir. Milli egemenliği önemli bir adımdır. Mandadan vazgeçildi. TBMM seçimleri yapılıncaya kadar Temsil Heyeti kuruldu. Padişaha meclis-i mebusan-ı toplaması için baskıda bulunuldu. Vali Ali Galip kongreyi engellemediği için 4 Ekim 1919 da İstanbul hükümetinden Damat Ferit istifa etti. Bu gelişme üzerine “İstanbul Anadolu’ya egemen değil bağlı olmak zorundadır” görüşü yayıldı. UNUTMAYIN Sivas Kongresi, Erzurum Kongresi kararlarını genişleterek bütün memleketi kapsayan bir nitelik kazandırması bakımından inkılâp tarihimizde büyük öneme sahip bir kongredir. AMASYA GÖRÜŞMESİ, AMASYA GÖRÜŞMESİNİN ÖZELLİKLERİ, ÖNEMİ, TEMSİL HEYETİ 20-22 Ekim 1919 AMASYA GÖRÜŞMESİ Damat Ferit Paşanın istifasının ardından yerine Ali Rıza Paşa Hükümet kuruldu. Ali Rıza Paşa Bahriye Nazırı Denizcilik Bakanı Salih Paşayı Amasya'ya göndererek Temsil Heyeti ile irtibata geçti. Amasya Görüşmesi'ne Osmanlı Hükümetini temsilen Bahriye Nazırı Salih Paşa ile Temsil Heyeti adına Temsil Heyeti Başkanı Mustafa Kemal Paşa katıldı. Görüşmelerde temel esas olarak Sivas Kongresi kararları üzerinde duruldu. Görüşmelerde tarafların üzerinde anlaştığı konular şunlardır 1. Türk vilayetleri düşmana terk edilmeyecektir. 2. Hiçbir şekilde manda ve himaye kabul edilmeyecektir. 3. Türk vatanının bütünlüğü ve bağımsızlığı korunacaktır. 4. Müslüman olmayan azınlıklara siyasi egemenlik ve sosyal dengemizi bozacak nitelikte haklar verilmeyecektir. 5. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin hukuki varlığını İstanbul Hükümet tanıyacaktır. 6. Milli Meclis, Anadolu'da İstanbul Hükümetinin uygun göreceği güvenilir bir yerde toplanacaktır. 7. İtilaf Devletleri ile yapılacak barış görüşmelerine Temsil Heyeti'nin uygun gördüğü kimseler gönderilecektir. NOT Amasya Görüşmesi'nin yapılması Temsil Heyeti'nin İstanbul Hükümetince tanındığını gösterir. Amasya Görüşmeleri'nin Önemi -İstanbul Hükümet temsilcisi Erzurum ve Sivas Kongrelerinde kabul edilen kararları benimsemiştir. -Ancak Salih Paşa Amasya Görüşmeleri'nde alınan kararları İstanbul Hükümetine kabul ettirememiştir. -Amasya Görüşmeleri sonucunda uygulamaya koyulan tek madde “Milli Meclisin açılması” kararı olmuştur. -İstanbul Hükümet; Salih Paşayı Temsil Heyeti'yle görüşmek üzere Amasya'ya göndermekle Temsil Heyeti'nin ve Milli Mücadele'nin varlığını hukuken bilgi tanımıştır. Temsil Heyeti'nin siyasi etkinliği ve saygınlığı artmıştır. YANİ İstanbul hükümeti ile Ankara hükümeti arasında. Bahriye Nazırı Salih Paşa ile Mustafa Kemal, Rauf ve Bekir Sami katıldı. İstanbul Hükümeti, Ankara hükümetini tanıyor. Temsil heyetinin nüfusu ve güvenilirliği artıyor. Anadolu hareketine katılım hızlanmıştır. Temsil Heyeti'nin Ankara'ya Gelişi 27 Aralık 1919 İstanbul'da Mebusan Meclisi'nin açılması kesinleşince Temsil Heyeti meclisin çalışmalarını daha yakından takip etmek amacıyla Ankara'ya geldi. Ayrıca Ankara'nın; -Haberleşme, kara ve demir yolu ulaşımı imkanlarının elverişli olması, -Batı Cephesi'ne yakın ve güvenli olması, -Anadolu'nun merkezi konumunda bulunması, Temsil Heyeti'nin gelmesinde çok etkili oldu. Ankara, Temsil Heyeti'nin gelmesiyle Milli Mücadele'nin merkezi oldu. üç yıl sonra da 13 Ekim 1923 Ankara, yeni Türk devletinin hükümet merkezi olacaktır. “TC İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ İLE İLGİLİ KONU ANLATIMLAR ”SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN >>>TIKLAYIN>>TIKLAYIN>>TIKLAYINYorumu çok yardım ettiniz emeğinize sağlık bunu okuyan nefes alsın artık isteyerek nefes alıcak ->Yazan inş 100 alırım 20. **Yorum** ->Yorumu Gercekten Çok yardımcı oldunuz İnşallah yarınki Sınavdan yüksek not alırım sizlere binlerce kez teşekkür ediyorum ->Yazan Bermal 19. **Yorum** ->Yorumu Vallaha çok güzel ben çok beğendim mükemmel olmuş elinize sağlık ->Yazan Melih 18. **Yorum** ->Yorumu efsaneeeeeeeeeeee cok ısıme yaradı mük ->Yazan öldün çık 17. **Yorum** ->Yorumu Bu siteyi gerçekten çok begendim çok işime yaradı tesekkurler ->Yazan Isimsizzzz 16. **Yorum** ->Yorumu çok güzel anlatılmış gerçekten,not alınca da hepsi aklımda sağolun Yazan Sudenaz 15. **Yorum** ->Yorumu çok güzeldi sınavdan 85 aldım allah razı olsunn ->Yazan isimsiz..... 14. **Yorum** ->Yorumu coh ii kullanın bu siteyi maykraft oynamaktan daha iyi busiteyi kut-randa allah razı olsun... süperrrrrrrrrrr rrrrrrrrrrrrrrrrrrr bu siteyi kim kurduysa tsk edrm eyw maykraftoynayın ehehehe hehhehehehehe maykraft kapısak sıkıyosa cok yakısıklıyım beren sevde akın tatip edin youtbda yaksamlar instagram berat karakadilar tatip edin eyw arklar maykraft kapısak ->Yazan promaykraftcı41 13. **Yorum** ->Yorumu çok işime yaradı, teşekkürlerimi sunuyorum ->Yazan kaan... 12. **Yorum** ->Yorumu Bu site sayesinde inkilap hocamızın istediği özet ödevini yapıyorum saolunnnn ->Yazan GİDEDLEMMİNG 11. **Yorum** ->Yorumu Sizin sayenizde sozluden iyi aldim sagolun ->Yazan elif çeçen 10. **Yorum** ->Yorumu Efsane bilgiler yazana helal olsun ->Yazan okuyucu 9. **Yorum** ->Yorumu şahane bir site burayı sevdimm ->Yazan Buse. Er 8. **Yorum** ->Yorumu SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM... ->Yazan sıla 7. **Yorum** ->Yorumu valla bu site çok süper .Bu siteyi kuran herkimse Allah razi olsun tüm ödevlerimi bu siteden mugladan sevgiler.... ->Yazan kara48500.. 6. **Yorum** ->Yorumu çok güzel bir site. kurucularına çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim. ->Yazan Tuncay. 5. **Yorum** ->Yorumu ilk defa böyle bi site buldum gerçekten çok beğendim yapanların eline sağlık. ->Yazan efe . 4. **Yorum** ->Yorumu ya valla çok güzel bisi yapmışınız. Çok yararlı şeyler bunlar çok sagolun ->Yazan rabia.. 3. **Yorum** ->Yorumu Çok ii bilgiler var teşekkür ederim. Çok süper... Ya bu siteyi kurandan Allah razı olsun ..... süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr. Çok iyiydi. isime yaradı. Her kimse bu sayfayı kurduğu için teşekkür ederim ->Yazan pınar.. 2. **Yorum** ->Yorumu çok güzel site canım ben hep her konuda bu siteyi kullanıyorum özellikle kullanıcı olmak zorunlu değil ve indirmek gerekmiyor ->Yazan ESRA.. 1. **Yorum** ->Yorumu Burada muhteşem bilgiler var hepsi birbirinden güzel size de tavsiyeederim. ->Yazan Hasan Öğüt >>>YORUM YAZ<<< Adınız Yorumunuz Yorumunuzda Silmek istediğiniz kelime veya cümle varsa kelimeyi fare ile seçinve delete tuşuna basın... E MailZorunlu Değil Savaşların kronolojik sırası nasıldır? KURTULUŞ SAVAŞI 1919-1922Türk Kurtuluş Savaşı; ülke bütünlüğünü korumak, ulusal egemenliğe dayalı, tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak için tüm ulusca girişilen, çok cepheli bir savaştır. Kurtuluş Savaşı; Osmanlı Devleti’ni yok eden, Türklere yaşam hakkı tanımayan 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Ateşkes Antlaşması sonucu Türk milletinin bir ölüm-kalım mücadelesi olarak SAVAŞI ÖNCESİ DURUMOsmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgisini belirleyen Mondros Ateşkes Antlaşması 30 Ekim 1918 ile Anadolu ve Trakya her türlü işgale açık bir duruma geliyordu. Çünkü Mondros ateşkes hükümleri galip devletlere gerekli gördükleri her yeri işgal etme hakkı tanıyordu. Ülke işgale uğrarken Padişah için önemli olan; saltanatın, halifeliğin ve hanedanın selameti idi. Bu antlaşma çok ağır koşulları içerirken, İstanbul Hükümeti ileride yapılacak barış görüşmelerinde bu koşulları hafifletebileceğini umuyordu. Mondros Ateşkes antlaşmasının hemen ardından işgaller başladı. Bu antlaşmanın 7 inci maddesine göre, İtilaf devletleri güvenliklerini tehdit eden bir durumu bahane ederek istedikleri bölgeleri işgal edebileceklerdi. Boğazlar İngilizlerin kontrolüne geçti. İngilizler Çanakkale, Musul, Batum, Antep, Konya, Maraş, Samsun, Bilecik, Merzifon, Urla ve Kars’ı işgal ettiler. Fransızlar ise; Trakya’daki demiryolunun önemli istasyonlarını, Dörtyol, Mersin, Adana ve Afyon istasyonunu işgal ettiler. İngilizler tarafından işgal edilen, Güney Doğu’daki bazı iller daha sonradan Fransızlara terk edilmiştir. İtalyanlar ise Antalya, Kuşadası, Bodrum, Fethiye ve Marmaris’i işgal ettiler. Konya ve Akşehir’e de asker yolladılar. Mondros Mütarekesi’nin Doğu Anadolu’da 6 vilayetin Ermenilere bırakılacağına ilişkin maddesi Ermenileri harekete geçirdi. Ermeniler kurdukları Alaylarla Doğu Anadolu’da yayılmaya ve bölgedeki Türklere zulüm ve baskı yapmaya başladılar. Kozan, Osmaniye, Mersin ve Adana’ya Fransızlarla birlikte Ermeni çetecileri de geldi. Yunanlılar kendilerine vaat edilen Ege Bölgesi’ni ele geçirmek üzere, İngiliz, Amerikan ve Fransız savaş gemilerinin koruması altında, 15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgale başladılar. İzmir’in işgaline tepki olarak gazeteci Hasan Tahsin tarafından düşmana atılan ilk kurşun Kurtuluş Savaşımızın başlangıcı olmuştur. Daha sonra Yunanlılar 3 koldan Ege Bölgesi’ni işgale başladılar. Mondros ateşkes antlaşmasından sonra işgallerin başlamasına karşılık Padişah ve Osmanlı Hükümeti işgallere karşı ses çıkarmamışlar, orduyu geliştirip güçlendirmeye yönelmemişler, sadece kendi çıkarlarını düşünmüşler, çekingen ve korkak davranmışlar, ülkeyi içinde bulunduğu durumdan kurtarmak için hiçbir tedbir almamışlardır. Kurtuluş savaşımızda işgallere karşı ilk silahlı direniş Güneydoğu Anadolu’da Fransızlara karşı başlamışsa da, ilk Kuvayı Milliye hareketi Batı Anadolu’da Yunanlılara karşı oluşturulmuştur. Yunan birliklerinin İzmir’i işgal etmesi ve Anadolu içlerine ilerlemeye başlamasına seyirci kalan Osmanlı Hükümeti’nden artık hiçbir şey beklenemezdi. Bu durum, Kuvayı Milliye’nin doğuşunu ve Milli Mücadele’nin başlamasını kolaylaştırıcı etkenler KEMAL’İN SAMSUN’A ÇIKIŞI VE KONGRELERGelişmeleri yakından takip eden Mustafa Kemal Paşa, Türk Halkının ulusal egemenliğe dayanan, kayıtsız ve şartsız olarak bağımsız, yeni bir Türk devleti kuracak güçte olduğunu inanıyordu. Padişahın ve İstanbul Hükümeti’nin teslimiyetçi tutumu karşısında kurtuluş yolunun Milli Mücadele olduğunu anlamıştı. Düşman işgallerine karşı bazı bölgelerde gösterilen direniş ve milli teşekküllerin kurulması da onu umutlandırmıştı. Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya geçmek için bir fırsat aradığı sırada, Karadeniz’deki Pontus Rum çetelerinin bölgedeki Türklere karşı saldırıları artmıştı. İngiltere asayiş ve sükunun sağlanmaması durumunda bölgeyi işgal edeceğini bir nota ile İstanbul Hükümeti’ne bildirdi. Padişah bölgedeki güvenliğin sağlanması için Mustafa Kemal Paşa’yı Müfettişliğine atamıştır. Güvendiği arkadaşlarını yanına alan Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. Bu tarih aynı zamanda Kurtuluş Savaşı’nın fiilen başladığı tarihtir. Mustafa Kemal, askeri örgütlenmeyi sağlamak için Havza’dan Anadolu’daki tüm komutanlarla temasa geçmiştir. Komutanlara ve Valilere yayınladığı genelgelerle Havza Genelgesi halka felaketin büyüklüğünün anlatılmasını ve işgallere karşı da mitinglerin yapılmasını istemiştir. İlk miting 30 Mayıs 1919’da Havza’da TAMİMİ 22 Haziran 191912 Haziran 1919’da Havza’dan Amasya’ya gelen Mustafa Kemal Paşa buradan yayınladığı bildiri ile ülkenin içine düştüğü durumu açıklıkla saptıyor, çözümün bütün güçlerin birleşmesinden geçtiğini vurguluyordu. Amasya’da Anadolu ve Rumeli’de kurulan Mudafaa-i Hukuku Derneklerini birleştirme, kongreler yaparak tüm ulusun kesin kararına dayalı yeni bir yönetim kurma amacıyla Amasya Tamimi’ni hazırlamıştır. Bu tamimin önemli maddeleri -Vatanın bütünlüğü ulusun bağımsızlığı tehlikededir. Hükümet millet için üstlendiği görev ve sorumluluklarını yerine getirememektedir. -Ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır. -Ulusun haklarını dünyaya duyurmak için her türlü etkiden ve kontrolden uzak bir ulusal kongrenin toplanması şarttır. Bu kongreye her ilden, her sancaktan milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin seçilerek hemen yola çıkarılması gereklidir. Keyfiyet milli bir sır olarak saklanmalıdır. -Doğu illeri adına, 10 Temmuz’da Erzurum’da bir kongre toplanacaktır. Amasya Tamimi’nin önemi Bu tamim ulusal egemenliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması yolunda atılan ilk adımdır. Ulusun teşkilatlandırma ve mücadele yöntemleri belirginleşmiştir. Ulusal egemenlik ve ulusal bağımsızlık fikri ilk kez ortaya KONGRESİ 23 Temmuz-7 Ağustos 1919Vilayet-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti Erzurum Şubesi ile Trabzon Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti ortak bir kongre düzenlemek için çalışmalar yapıyorlardı. 3 Temmuz’da Erzurum’a gelen Mustafa Kemal, 8 Temmuz’da İstanbul’a görevinden ve askerlikten ayrıldığını bildirerek, Osmanlı Hükümeti ile tüm ilişkilerini sona erdirmiştir. Mustafa Kemal ertesi gün Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Şubesi’nin başkanlığına seçildi. Erzurum, Sivas, Bitlis, Van ve Trabzon’u temsil etmek üzere 56 delegenin katıldığı Erzurum kongresi 23 Temmuz 1919’da Mustafa Kemal’in başkanlığında toplanarak aşağıda yazılı tarihi kararı almıştır. Erzurum Kongresi Kararları -Ulusal sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez. -Yabancıların baskısı altındaki Osmanlı Hükümeti’nin dağılması karşısında ulus tümden direniş ve savunmaya geçecektir. -Vatanı kurtarma yolunda İstanbul Hükümet’i başarısız kalırsa geçici bir hükümet kurulacaktır. -Ulusal kuvvetleri ve ulusal iradeyi egemen kılmak esastır -Hıristiyanlara egemenlik ve ayrıcalık tanınamaz. -Manda ve himaye kabul edilemez. -Mebusan Meclisi açılmalı, hükümetin çalışmalarını denetlemelidir. Kongrenin Önemi -Yeni bir devlet kurma düşüncesi belirginleşmiştir. -Misak-ı Milli sınırları ilk kez belirlenmiştir. -Mustafa Kemal’in başkanlığında Doğu illerini temsilen, Heyet-i Temsiliye Temsil Heyeti adıyla bir yürütme organı seçilmiştir. -Erzurum Kongresi’nin toplanma amacı bölgesel, alınan kararlar yönünden ise KONGRESİ 4-11 Eylül 1919Ulusal direnişi oluşturmada ikinci büyük adım Sivas’ta atılmıştır. Bu kongre, Heyet-i Temsiliye’nin yanı sıra bazı vilayetlerden seçilmiş temsilcilerle birlikte 38 delegenin katılımı ile 04/11 Eylül 1919’da yapılmıştır. İstanbul Hükümeti’nin Sivas’ta kongrenin yapılmasını önlemek için uyguladığı tüm baskılar sonuçsuz kalmıştır. Sivas Kongresi Kararları -Erzurum Kongresinde alınan kararlar kabul edildi. -Anadolu ve Rumeli’de kurulmuş olan Müdafaa-i Hukuk dernekleri, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Derneği adı altında birleştirildi. Erzurum Kongresi’nde seçilen 9 kişilik Heyet-i Temsiliye, 6 kişi daha ilave edilerek tüm yurdu temsil etme yetkisiyle genişletildi. Başkanlığına Mustafa Kemal getirilmiştir. Önemi -Erzurum kongresinde alınan kararlar bir bölge halkının kararları olmaktan çıkarılıp tüm ulusa mal edilmiştir. -Ulusun geleceğine ulusun kendisinin karar vereceği ilkesi gerçekleştirilmiştir. kongrede Temsil Heyeti’nin başkanı olarak seçilmekle Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın yetkili lideri haline gelmiştir. -TBMM bu kongrede seçilen Temsil Heyeti tarafından GÖRÜŞMELERİ 20-22 Ekim1919Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti ile yaptığı yazışmalarda; Hükümetin Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde alınan kararlarına bağlı olmasını, Meclis-i Mebusan toplanana kadar hükümetin önemli kararlar almamasını, atamalarda Heyet-i Temsiliye’ye danışılmasını istemiştir. Ancak bütün bu yazışmalar bir sonuç vermedi. Bununla birlikte, İstanbul Hükümeti Mustafa Kemal ile görüşmek üzere Anadolu’ya bir temsilci gönderdi.Bahriye Nazırı Salih Paşa. İstanbul Hükümeti ile Heyet-i Temsiliye arasında yapılan Amasya görüşmelerinde taraflar şu esaslar üzerinde anlaşmışlardır -İstanbul Hükümeti Sivas Kongresi kararlarını Meclis-i Mebusan’da onaylanması şartıyla kabul edecektir. -Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Derneği yasal bir kuruluş olarak İstanbul Hükümeti’nce tanınacaktır. -Türklerin çoğunlukta olduğu yerlerin işgaline izin verilmeyecektir. -Müslüman olmayan topluluklara Türklerin egemenlik haklarını, toplumsal dengesini bozacak ayrıcalıklar tanınmayacaktır. -Meclis-i Mebusan’ın güvenlik bakımından İstanbul’ da toplanması uygun değildir. -İtilaf Devletleri ile yapılacak barış görüşmelerinde Heyet-i Temsiliye’nin uygun göreceği temsilcilerin bulunması sağlanacaktır. Sonuç -Heyet-i Temsiliye Osmanlı Hükümeti tarafından resmen tanınmıştır. -Görüşmeler sonunda Meclis-i Mebusan’ın İstanbul’da açılması İstanbul Hükümeti’nce kabul TEMSİLİYE’NİN ANKARA’ YA GELİŞİ 27 ARALIK 191927 Aralık 1919’da Ankara’ya gelen Mustafa Kemal burasını Anadolu’daki direniş hareketinin merkezi olarak seçmişti. Gerçekten de Ankara coğrafi konum bakımından Anadolu’nun ortasına yakın bir yerde o dönemin en önemli ulaşım aracı olan demiryolu Ankara’ya kadar MEBUSAN’IN SON TOPLANTISI VE MİSAK-I MİLLİ’NİN KABUL EDİLMESİ 28 Ocak 192012 Ocak 1920’de Osmanlı Meclis-i Mebusan son kez toplandı. Bu meclisin verdiği en önemli karar, taslakları Mustafa Kemal tarafından milletvekillerine Ankara’da verilen ve sonraları Misak-i Milli olarak adlandırılacak olan Ahd-ı MilliyeUlusal And 28 Ocak 1920’de kabul edildi. Meclisin ve İstanbul Hükümeti’nin çalışmalarından ve Anadolu’da artan direniş hareketlerinden rahatsızlık duyan İtilaf Devletleri 16 Mart 1920’de İstanbul’u işgal ettiler. Yunan birlikleri de Anadolu içlerine doğru ilerlemeye başladı. İstanbul’un işgalinden sonra Meclis-i Mebusan padişah tarafından kapatılmıştır. Misak-ı Milli Ulusal And kararları -Halkı özgür kalır kalmaz ana yurda kendi istekleriyle katılmış olan Kars, Ardahan, Artvin için gerekirse yeniden oylama yapılacaktır. -Batı Trakya’nın durumu orada yaşayanlar tarafından saptanmalıdır. -Halifeliğin, İstanbul ve Marmara’nın güvenliği sağlanmalıdır. Boğazlar konusu, ilgili devletlerle birlikte verilecek kararlarla çözümlendikten sonra Boğazlar dünya ticaretine açılabilecektir. -Azınlıklar için istenen haklar sınırlarımız dışındaki Türklere de uygulanması koşuluyla kabul edilebilir. -Ulusal ve ekonomik gelişmemizi mümkün kılmak amacıyla tam serbestlik ve bağımsızlık sağlanması, siyasi, adli, mali gelişmemize engel olan sınırlamaların kaldırılması gereklidir. -Müslüman Arapların çoğunlukta olduğu yerlerin kaderi halkın oyuna uygun olmalıdır. Önemi -Misak-ı Milli ile Paşa’nın düşünceleri Osmanlı parlamentosu tarafından kabul edilmiş ve yasallaşmıştır. -Türk ulusunun bağımsızca yaşayacağı vatan sınırları BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN AÇILMASI 23 Nisan 1920İstanbul’un işgali edilmesi ve Meclis-i Mebusan’ın kapatılmasıyla Osmanlı yönetimi çökmüştür. Padişah İtilaf Devletlerin esiri haline gelmişti. Böyle bir durumda ulus kendisini yönetmeye başlamalıdır. Ulusu temsil eden, ulus adına karar veren yetkili organa ihtiyaç vardır. Bu da yeni bir meclistir. 23 Nisan 1920’de 338 milletvekilinin katılımı ile TBMM açıldı. Meclisin açılmasıyla Heyet-i Temsiliye’nin görevi sona ermişti. Meclis başkanlığa getirmiştir. 2 Mayıs 1920’de ilk TBMM Hükümeti kuruldu. 20 Ocak 1921’de yeni Türk devleti’nin ilk Anayasa’sı Teşkilat-ı Esasiye oluşturulmuştur. Bu anayasaya göre;. -Egemenlik ulusa aittir. -Kuvvetler birliği ilkesini benimsemiştir. -Meclis Başkanı hükümetin de AYAKLANMALARUlusal Kurtuluş Savaşı boyunca Anadolu’nun çeşitli yerlerinde bir çok ayaklanmalar çıkmıştır. Bu ayaklanmaların bir bölümü Türk topraklarını parçalayarak yeni bir devlet kurmayı amaçlayan, diğer bölümü ise, saltanat ve hilafete geleneksel ve dinsel bakımdan bağlı olanlarca çıkarılmış isyan hareketleridir. Hıyanet, kin ve taassubun yarattığı isyanların amacı; milli hareketi boğmaktır. Atatürk, öncelikle iç isyanların bastırılmasına, ülkede iç güvenliğin sağlanmasına son derece önem vermiştir. Bir yandan vatana ihanet yasası çıkarılırken, öbür yandan da iç isyanları bastırmada kullanılmak üzere Seyyar Jandarma Müfrezeleri kurulmuştur. Ayaklanmalar milli mücadeleyi geçiktirmiştir. Bu ayaklanmalar Doğrudan İstanbul Hükümetince Yürütülenler -Ahmet Aznavur Ayaklanması 2 Kasım 1919-16 Nisan 1920 Manyas –Susurluk-Gönen –Ulubat dolaylarında Aznavur’un çıkardığı ayaklanmayı önce Milli kuvvetler, sonra’da Çerkez Ethem bastırmıştır. -Halifelik ordusu Kuva-i İnzibatiye İstanbul yönüne geçişi sağlayan Geyve ve çevresinde iyi donatılmış Kuva-i Milliye’ye karşı İngilizlerin desteği ile kurulan Halifelik Ordusu. Milli Kuvvetler tarafından dağıtılmıştır. İstanbul Hükümeti ve İşgal Güçlerinin Birlikte Çıkardığı Ayaklanmalar En yaygın olanıdır. İşgalcileri kendi etki alanlarındaki milli uyanışı ezmek için her çareye başvurmuşlardır. Gizli ajanlarıyla İstanbul Hükümetiyle işbirliği yapıp din sömürücülüğü yoluyla halkı ayaklandırmışlardır. -Bolu-Düzce-Hendek ve Adapazarı Ayaklanmaları Boğazları elde tutmak amacıyla çıkartılan ayaklanma. Kuvayı Milliye kuvvetlerince bastırılmıştır. -Yozgat Ayaklanması Bu ayaklanmayı Çerkez Ethem daha sonrada Milli Kuvvetler bastırmıştır. -Afyon Ayaklanması Yunan ajanlarının kışkırtması sonucunda Çopur Musa adlı çıkar düşkününün çıkarttığı bu ayaklanma Kuvayı Milliye tarafından Ayaklanması Din duygusu kullanılarak Fransız, İngiliz, İtalyan ajanlarının kışkırtmalarıyla çıkmıştır. Milli kuvvetlerce Aşireti Ayaklanması Urfa’da yaşayan bu aşiret Fransızlarla işbirliği yaparak ayaklanmıştır. Milli kuvvetlerce Çıkardığı Ayaklanmalar -Fransızların desteğiyle 10 Temmuz 1920’de Adana’ya giren Ermeni İntikam Alayı’nın ayrıca doğu illeri sınırında bulunan diğer Ermenilerin ayaklanma kışkırtma ve savaş açma şeklindeki baskılarıdır. -Yunan desteğini alamayan Doğu Karadeniz Rumlarının Pontus devletini kurma amacıyla çıkarttığı ayaklanmalardır. Aralık 1920 de başlayan ayaklanmalar kesin zaferin kazanılmasından sonra 1923’ de tam olarak Milliye yanlısı olup sonradan ayaklananlar Düzenli Ordununu kurulmasına tepkidir -Demirci Mehmet Efe Aralık 1920’de ayaklanmış, Refet Bey tarafından bastırılmıştır. -Çerkez Ethem Ayaklanması I. İnönü savaşı sırasında ANTLAŞMASI 10 Ağustos 1920Osmanlı Devleti ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Ermenistan, Belçika, Yunanistan, Hicaz, Polanya, Romanya, Sırp-Hırvat-Sloven ve Çekoslavakya devletleri arasında imzalanan, Türk’ün ölüm fermanı olarak bilinen bu antlaşma 433 maddeden Maddeleri -Osmanlılar’a İstanbul dolayları ve Anadolu’nun küçük bir bölümü bırakılacak. -Boğazlar tüm devletlere açık olup Boğazlar komisyonunca yönetilecek -İzmir dahil Ege’nin büyük bölümü ile, Midye – çizgisinin batısında kalan tüm Trakya Yunanlılara bırakılacak. -Doğu Anadolu’da iki yeni devlet kurulacak.Ermenistan ve Kürdistan -Antalya ve Konya bölgeleri ile Batı Anadolu’nun derinliklerine kadar İtalyanların nüfusuna girecek. -Mersin’den başlayarak Sivas’a kadar uzanan bölgeler Fransızlara bırakılacak. -Arapların yaşadıkları yerler İngiliz ve Fransız mandasına terk edilecek. -Osmanlılar ağır silahlardan arındırılmış küçük bir ordu ve deniz birliği bulunduracak. -Kapitülasyonlar en ağır şekilde yeniden kurulacak. -Azınlıklara çok geniş haklar verilecek. -Antlaşma hükümlerine uyulmazsa İstanbul işgal edilecek. TBMM’nin Sevr Antlaşmasına tepkisi çok sert olup, bu antlaşmayı imzalayanları ve onaylayanları vatan haini saymaya karar SAVAŞI MUHAREBELER VE BARIŞ GÖRÜŞMELERİSAVAŞLARDoğu cephesi savaşları Ermeni sorununun uluslararası bir sorun haline gelmesi, Rusların Berlin Antlaşmasına Ermenilerle ilişkili olarak hüküm koydurmasıyla başlamıştır. Ermeniler Hınçak ve Taşnak adlarıyla terör örgütleri kurarak Ermeni milliyetçiliğini yaymaya, halkı silahlandırarak isyana teşvik etmeye başladılar. Savaşı’nda, Kafkas cephesinin açılması üzerine Ermenilerle Ruslar işbirliğine yönelmişler ve Rusların kışkırtmalarıyla Türkleri katletmeye başlamışlardır. Osmanlı Devleti’nde kışkırtmalar sonucu en son ayaklananlar Ermenilerdir. Bu nedenle, Osmanlılar cephe gerisinin güvenliği için Ermenileri Suriye ve Lübnan’a mecburi göç ettirmiştir1915. İtilaf Devletleri Sevr’i uygulamaya koyabilmek için Batıda Yunanlıları, doğuda Ermenileri kullanmışlardır. İtilaf Devletleri, Akdeniz ve Karadeniz’e çıkış kapıları olacak ve sınırları Wilson tarafından çizilecek Büyük Ermenistan düşünü gerçekleştirmek için Sevr Antlaşması’na bir madde koydular. Rusya’da ihtilal gerçekleşince Ruslar, Doğu Anadolu’da işgal ettikleri yerleri Türklere bırakarak geri çekildiler. Bu arada merkezi Erivan olan bir Ermeni devleti kuruldu 28 Mayıs 1918. Ruslar çekilirken daha Türk ordusu bölgeye ulaşmadan Ermeniler, Rusların yerini aldı ve Wilson ilkelerini kendilerine göre yorumlayarak Doğu Anadolu’nun kendilerine ait olduğunu ileri sürüp, Gümrü, Iğdır, Arpaçay ve Aras’a kadar ilerlediler. Ulusal Kurtuluş Savaşı başlamadan önce Doğu Anadolu’nun Ermenilerin eline geçmesine mani olmak için Doğu Anadolu Müdafaai Hukuk Derneği adıyla bir örgüt kurulmuştu. TBMM Hükümeti 15. Kolordu ko*****ı Kazım Karabekir’i tam yetkiyle Doğu Cephesi Komutanlığına atadı. 28 eylül 19282de, Kazım Karabekir Paşa komutasındaki Türk birlikleri Ermenileri yenilgiye uğrattı. 29 Eylül’de Sarıkamış, 30 Ekim’de Kars ve çevresi Ermeni işgalinden kurtarıldı. Savaşı kaybeden ve bu arada dostlarından bekledikleri yardımın gelmediğini gören Ermeniler barış istemek zorunda kaldılar. Zira Türk kuvvetleri Gümrü’ye kadar gelmişlerdi. 2 Aralık 1920’de Gümrü Antlaşması imzalanarak savaşa son verildi. Gümrü Antlaşması’na Göre -Sevr Antlaşması’nın geçersiz olduğu Ermenilerce de benimsenmiştir. -Ermeniler her türlü isteklerinden vazgeçmişlerdir. Ermenistan kurma girişimleri suya düşmüştür. -1878’de elden çıkan Kars ve çevresi Türk topraklarına katıldı. Önemi -Gümrü Antlaşması TBMM’nin uluslararası alanda ilk siyasi başarısıdır. -Misak-ı Milli’nin doğu sınırları kısmen de olsa belirlendi. -Halk üzerinde ordu ve meclisin güveni CEPHESİ SAVAŞLARI-Mondros Ateşkes Andlaşması’nın koşullarına aykırı olarak İngilizler Musul, İskenderun, Kilis, Antep, Maraş ve Urfa’yı işgal ettiler. Fransızlar ise Adana, Mersin ve Osmaniye’yi işgal ettiler. -Fransa ile İngiltere 15 Eylül 1919’da ikili bir antlaşma yaparak Ortadoğu’yu nasıl paylaşacaklarını belirlediler. Irak ve Filistin İngiliz Mandası, Suriye, Lübnan da Fransız Mandası altına sokuldu. Antep, Maraş, Urfa da el değiştirerek Fransa’ya buralara yerleştikleri gibi Suriye ve Mısır’dan getirdikleri Ermenileri teşkilatlandırıp Türklere saldırtıyorlardı. -Ermeni saldırılarına karşı başlayan direniş hareketlerine, Sivas Kongresi’nde bu yöre için Kuvayı Milliye kurulmasına karar verilerek, halkın da katılımı sağlanmıştır. -Maraş’ta, Sütçü İmam’ın önderliğini yaptığı mücadeleye tüm Maraş halkı katıldı. Maraş’ta tutunamayan düşman şehri terk etmek zorunda kaldı 12 Şubat 1920. Maraş adı TBMM kararı ile 1973’te Kahramanmaraş olarak değiştirildi. -Urfa şehrinde Ali SaipUrsavaş Bey tarafından teşkilatlandırılan Türk direnişi başarıyla sonuçlandı. Fransızlar 11 Nisan 1920’de şehri boşalttılar. Urfa’ya TBMM kararı ile 1984 yılında Şanlıurfa adı verildi. -Antep halkı 1 Nisan 1920’de Fransızlara karşı Salih’in Şahin’ takma adıyla Kuvayı Milliye Komutanlığına atanması halkı daha da örgütlü bir güç haline getirdi. Hiçbir yerden yardım alamayan Anteplilerin Fransızlara karşı direnişi yaklaşık 1 yıl sürdü. Antep şehri, tüm olanaksızlıkları yaşadıktan ve altı bin şehit verdikten sonra onurundan taviz vermeden 9 Şubat 1921’de düşmana teslim olmak zorunda kaldı. TBMM Antep’in direnişini ödüllendirmek için kente Gazi’ ünvanı verdi. -Fransızlar halkın direnişleri sonucunda askeri harekatlarını durdurduktan sonra Sakarya Zaferi’nin arkasından TBMM ile Ankara Antlaşması’nı yaptılar ve işgal ettikleri yerleri boşalttılar. -Antalya, Isparta ve Konya’yı işgal eden İtalyanlara karşı cephe açılmamıştır. Türk ordusunun Batı Cephesi’nde kazandığı zaferler İtalyanları etkilemiş, Sakarya Meydan Muharebesi’nden sonra Anadolu’yu tamamen terk etmişlerdir. Sonuç Ulusal Kurtuluş Savaşımızın Güney Cephesi’ndeki başarıları halk direnişleriyle CEPHESİ SAVAŞLARIUlusal Kurtuluş Savaşı’nın kaderini tayin eden cephe. Düzenli ordunun kurulmasıyla Yunanlılara karşı ETHEM OLAYIDüzenli ordu kurma çalışmaları Kuvayı Milliyecilerden bazılarını tedirgin etmiştir. Bunlardan en önemlisi Çerkez Ethem’dir. Çerkez Ethem Kuvayı Milliye’nin kurulmasına emek vermiş, kendisine bağlı kuvvetlerle iç ayaklanmaları bastırmış, başarılı çalışmaları görülmüştür. Milli Hükümetin kendisine hoş görülü davranması onu şımartmış, TBMM içinde kendine yandaşlar edinerek Ankara Hükümeti’ni rakip olarak görmeye başlamıştır. Yunanlılarla anlaşarak düzenli orduyla savaşmış, yenilerek Yunanlılara İNÖNÜ SAVAŞI 6 – 10 Ocak 1921Çerkez Ethem’in ayaklanmasının yarattığı ortamdan yararlanmak isteyen Yunan ordusu, 6 Ocak 1921’de Bursa ve Uşak’tan hareket ederek, Eskişehir ve Afyon yönünde askeri harekata başlamıştır. Amaçları, Eskişehir’i ele geçirip demiryolu ulaşımını kontrol altına almak, sonra da Ankara’ya işgal ederek TBMM’yi dağıtmaktı. Türk ordusu Yunan ordusunu İnönü’de karşılamıştır. Albay İsmet İnönü’nün komutasındaki düzenli Türk ordusu 10 Ocak 1921’de kendinden kat ve kat üstün olan Yunan ordusunun ileri harekatını İnönü’de durdurmuştur. Sonra da Kütahya yönünden ilerleyen Çerkez Ethem kuvvetleri yenilgiye uğratılmıştır. Savaşı küçük çapta bir savaş olmasına rağmen önemli sonuçlar doğurmuştur. Bu savaşın önemi -Bu muharebenin kazanılmasıyla Türk ulusunun varlığı ve savaş gücünün tükenmediği kanıtlanmış, TBMM Hükümeti’nin yurt içinde ve dışında saygınlığı artmıştır. -Çoklukla ayaklanma odakları söndürülmüş, yurt içinde güvenlik büyük ölçüde sağlanmış bundan sonra, ülkeye yasalar egemen olmuştur. -Devlet kuruluşu işlemeye başlamış, vergi toplanması, asker alma işleri yoluna girmiş, daha önemlisi, Devlet’in kendi kaynaklarına sahip çıkması olanağı sağlanmıştır. -Ordunun geliştirilmesi ve milletin orduya güveni artmıştır. -Ankara Hükümeti Saltanat Yönetimi’nden üstün olduğunu ve onun yerini alması gerektiğini göstermiştir -İtilaf Devletleri Sevr’i tekrar görüşmek için Londra’da konferans düzenlemek zorunda kaldılar. -Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalandı. -İstiklal Marşı kabul edildi. 12 Mart !921 -Teşkilat-ı Esasiye Kanunu Anayasa kabul KONFERANSI 21 Şubat 1921 Savaşı’ndan sonra İtilaf Devletleri Londra’da bir konferans düzenlemeye karar verdiler. -İtilaf Devletleri Sevr’in yeniden gözden geçirilmesini kararlaştırdılar. -Londra’da toplanacak konferansa Osmanlı Devleti ve Yunanistan çağrıldılar. Delegeler arasında Ankara Hükümeti’nin de temsilcisinin bulunmasını şart koştular. Amaçları İstanbul Hükümeti ile Ankara Hükümeti arasında bölücülük yapmaktı. çağrının TBMM’ye yapılması gerektiğini, doğrudan çağrı yapılmazsa konferansa katılmayacaklarını bildirdi. -İtalyanların aracılığıyla Ankara Hükümeti de konferansa davet edildi -TBMM Temsilcisi Bekir Sami Bey, Türk milletinin Misak-i Milli ile belirlenmiş olan haklarını dile getirdi. İtilaf Devletleri bu isteğe önem vermediler. -Konferansta Ankara Hükümeti’ne önerilen barış esasları Sevr’in biraz değiştirilmiş şekli olduğundan reddedildi. Misak-i Milli ile Sevr’in uyuşması düşünülemezdi. Savaşı sürdürmekten başka çare yoktu. Önemi Yeni Türk Devleti İtilaf Devletlerince resmen ANTLAŞMASI 16 Mart 1921Türk ordusunun İnönü Zaferi sonunda Sovyetler Birliği ile TBMM arasında imzalanmıştır. Moskova Antlaşması’na göre -Doğu sınırımız büyük oranda kesinlik kazanmıştır. Kesin sınırımız Kars Antlaşmasıyla belirlenecektir -Sovyetler yeni Türk Devleti’ni ve Misak-i Milli’yi tanımıştır. Böylece ilk kez büyük bir devlet TBMM’yi tanımış oluyor. -İki devlet arasında çeşitli ekonomik ve siyasi konularda karşılıklı yardım kararı alındı -Doğu sınırımız güvenlik altına alındığı için, bu cephedeki kuvvetlerimizin diğer cephelere kaydırılma imkanı İNÖNÜ SAVAŞI 23 -31 Mart 1921Londra Konferansı’nın barış önerilerinin TBMM Hükümeti’nce reddedilmesi üzerine, İtilaf Devletleri’nin isteklerini zorla Türklere kabul ettirmekle görevlendirilen Yunanlılar, Bursa üzerinden Eskişehir’e, Uşak üzerinden Afyon’a doğru 23 Mart’ta saldırıya geçtiler. Yunanlılar, Bilecik’i, İnönü’de Metris Tepe’yi ve Uşak’ı ele geçirmeleri üzerine, TBMM’i Muhafız Taburu cepheye gönderildi. Böylece güçlenen Türk kuvvetleri karşı saldırıya geçerek Yunan saldırısını püskürttü. Batı Cephesi ko*****ı İsmet Bey’in savaş süresince verdiği “mevzilerin kesin olarak savunulması” emri başarının elde edilmesinde etken Nisan 1921’de Yunan ordusu Bursa’ya çekilmeye başladı. Böylece Yunanlılar İnönü’de ikinci kez yenildiler. Sonuç -TBMM Hükümeti varlığını bütün Avrupa devletlerine, resmen olmasa da kabul ettirdi; içte ve dışta nüfuz ve saygınlığı yükseldi. -Avrupa ülkelerinde, İngiliz ve Yunan politikasına karşı güvensizlik ve muhalefet başladı. -Ordu mensuplarında, her bakımdan kendilerine güven arttı. -Bu durum karşısında, Fransızlar Zonguldak’tan, İtalyanlar Güney Anadolu’dan çekilmek zorunda kaldılar. -Türk ordusunun kazandığı zaferler, İtilaf Devletleri’ni Türkler hakkında yararlı kararlar almaya zorladı. İnönü Muharebesi’nin kazanılmasından, Sovyet Rusya ve Afganistan gibi dost devletlerde büyük bir memnunluk duyulmuş ve bu resmen Türk hükümeti’ne – ESKİŞEHİR SAVAŞLARI 10 -24 Temmuz 1921 10 Temmuz’da Yunan saldırısı İnönü-Eskişehir, Afyon ve Kütahya hattında geniş bir cephede başladı. Bu durumda Paşa fazla kayıplar verilmeden ordunun Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmesine karar verdi. Ordu, Sakarya’nın doğusunda toparlanmaya başladı. Yunanlılar da Sakarya Nehri kıyılarına kadar ilerlediler. Yunanlılar Sakarya Nehri’nin batı tarafında durmuşlar, yeni bir saldırı için hazırlıklara başlamışlardı. Sonuç; -Eskişehir, Afyon ve Kütahya elimizden çıkmıştır. -Meclis tarafından M. Kemal 5 Ağustos 1921’de başko***** seçilmiştir. -M. Kemal ayrıca üç ay süreyle meclisin yetkilerine de sahip olacaktı. M. Kemal ilk iş olarak ordunun gereksinimlerinin sağlanması için 7-8 Ağustos 1921’ de Tekalif-i Milliye Emirleri Ulusal Yükümlülükler yayınladı. Tekalif-i Milliye emirlerinin uygulanmasında çıkacak aksaklıkları ortadan kaldırmak için çeşitli yerlerde İstiklal Mahkemeleri MEYDAN MUHAREBESİ 23 Ağustos – 12 Eylül 1921 23 Ağustos – 13 Eylül 1922 tarihleri arasında yapılan. Türk milleti için bir ölüm kalım savaşı olan Sakarya Meydan Muharebesi; Kurtuluş Savaşı içinde kader tayin edici olmuştur. Bu savaştan önce Yunanlıların başlıca hedefi; Ankara yönünde ilerleyerek, Türk Ordusunu yok etmek ve Kurtuluş Savaşı’nın sembolü ve direniş merkezi haline gelen Ankara’yı ele geçirmekti. Böylece Türk azim ve direnme gücü yok edilmiş olacaktı. Mustafa Kemal ATATÜRK’ün emir ve komutasında, Türk ulusunun kanıyla yapılan ve dünya harp tarihine “en uzun meydan muharebesi”; Türk Kurtuluş Savaş’ı tarihine de “subay muharebesi” diye geçen Sakarya Destanı 21 gün 21 gece devam etmiş ve 13 Eylül günü Yunanlıların Sakarya Nehri’nin doğusunu tamamen terk etmesiyle son bulmuştur. Başko***** Mustafa Kemal, Sakarya Meydan Muharebesi sırasında ülke savunmasını şu şekilde ifade etmiştir. “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O sathı bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanı ile ıslanmadıkça bırakılamaz. Onun için küçük, büyük her birlik bulunduğu mevziden atılabilir; fakat, küçük büyük her birlik durabildiği noktadan yeniden düşmana karşı cephe teşkil edip muharebeye devam eder. Yanındaki birliğin çekilmek zorunda kaldığını gören birlikler, ona uymaz; bulunduğu mevzide sonuna kadar durmaya ve direnmeye mecburdur”’ Taarruz inisiyatifinin Türk Ordusu’na geçmesini sağlayan Sakarya Zaferi, TBMM hükümetine siyasi başarı kapılarını aralamış Türk milletinin özgürlüğünü ve vatanını kurtaracağı inancını da kuvvetlendirmiştir. Sakarya Savaşı sonunda; Türk Ordusu’nun 1683 yılındaki yenilgisinden beri süregelen çekilmesi sona ermiştir. Bu savaş, Türk ordusu’nun son savunma savaşıdır. -Düşman 10 Eylül’de karşı taarruzla Afyon-Kütahya hattına kadar atılmıştır. -Savaş Türk ordusunun üstün zaferiyle sonuçlanmıştır. Sonuçları -Ulusal Kurtuluş Savaşının son savunması savaşıdır. -Düşmanın saldırı gücü tükenmiş, Türk topraklarını ele geçirme istek ve umudu yok olmuş, savunmaya geçmişlerdir. -Bu savaşa Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Batı Cephesi ko*****ı İsmet İnönü Paşalar katılmıştır. Subaylar savaşıdır. -M. Kemal’e mareşallik rütbesi ve Gazi ünvanı 19 Eylül 1921 verilmiştir. -Sovyetler Birliği ile Kars, Fransızlarla Ankara Antlaşmaları imzalanmıştır. -TBMM Anadolu’da kesin egemenlik sağlamıştır. -TBMM’nin yaşama ve varolma mücadelesindeki en büyük başarısıdırKARS ANTLAŞMASI 13 Ekim 1921 Moskova Antlaşması Doğu sınırlarımızda bazı pürüzler bırakmıştı. TBMM Hükümeti ile Sovyet Rusya arasında hiçbir pürüzün kalmamasını gerektiriyordu. Sovyet Rusya kendine bağlı; Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan’ın TBMM Hükümeti ile anlaşmasını öngördü. Sakarya zaferi’nden sonra bu cumhuriyetlerle yapılan Kars Antlaşması ile doğu sınırımız kesinlik ANTLAŞMASI 20 Ekim 1921 Fransızlar, Sakarya zaferinden sonra TBMM Hükümeti ile kesin antlaşmayı imzalamışlardır. Ankara Antlaşmasına Göre -TBMM ile Fransa arasında çatışmalar sona ermiş, Güney sınırımız İskenderun-Hatay dışında çizilmiştir. -Hatay’daki Türklere geniş haklar tanındı. Hatay için özel yönetim biçimi uygulanacaktı. Sonuç -Bu antlaşma ile Fransa TBMM’yi resmen tanımıştır. -Ankara Hükümeti’nin diplomatik zaferidir. -Fransa Anadolu işgalinde işbirliği yaptığı dostlarından kopmuş, böylece İtilaf Blok’u parçalanmıştır. -Güney sorunumuz çözümlenmiştir. Bu cephedeki birliklerin Batı Cephesi’ne kaydırılma imkanı hazırlanmıştır. BÜYÜK TAARRUZ 26 Ağustos-30 Ağustos 1922Hazırlık Başko***** düşmana kesin darbeyi indirmek için hızlı biçimde hazırlıklara girişti. -Doğu ve Güney cepheleri tam anlamıyla güvenlik altına alındığından buralardaki birlikler tam bir gizlilik içinde Batı’ya kaydırıldı. -Ordunun eksiklikleri giderildi. M. Kemal Haziran 1922’de taarruz kararı aldı. 6 Ağustos 1922’de orduya gizlice taarruz için hazırlanması emri verildi. Akşehir’e gelerek komutanlarla toplantı yaptı. Toplantıda 26 Ağustos taarruz günü olarak belirlendi. Taarruz Afyon’un güneyinden Dumlupınar yönüne doğru baskın şeklinde başlayacak ve sonra da meydan savaşına dönüştürülerek düşman kuvvetleri tümüyle yok edilecekti. 26 Ağustos 1922 sabahı saat da topçularımızın ateşiyle Kocatepe’den taarruz Mustafa Kemal de bu esnada taarruzu Kocatepe’den sevk ve idare ediyordu. Siklet merkezi 1 inci Ordu da olmak üzere, 1 inci Ordu güneyden, 2 inci Ordu kuzeyden taarruzla, harekat kısa sürede başarılı bir şekilde gelişti. Yunan savunma hattı parçalandı. 26/27 Ağustos gecesi Yunan mevzileri ele geçirildi. 27 Ağustos’ta Türk Ordusu Afyon’u Yunan işgalinden kurtardı. Dumlupınar mevzilerine çekilen düşmana karşı 29 Ağustos’ta taarruz eden ordumuz, 30 Ağustos’ta Yunan ordusunu tamamen kuşatarak büyük bir kısmını imha etmiştir. Düşman Başko*****ı General Trikopis esir alındı. Kütahya’da düşmandan temizlenmiştir. Bu savaşı Başko***** Mustafa Kemal doğrudan kendisi yönettiği için bu zafere “Başkomutanlık Meydan Savaşı” denir. Yunan ordusu, Başko***** Mustafa Kemal’in 1 Eylül 1922’de, Türk ordusuna verdiği, “Ordular ilk Hedefiniz Akdeniz’dir. İleri.” emri ile İzmir’e kadar kovaladı. Yunan işgalindeki tüm yerler tek tek kurtaran Türk ordusu 9 Eylül 1922’de İzmir’e girdi. 18 Eylül 1922’de Batı Anadolu’da tek bir düşman askeri kalmamıştır. Sonuçları -Bu zafer, milletin kendine güven duygusunu yükseltmiş, milli kudret ve yeteneğin yeniden canlanmasını sağlamıştır. -Bu zafer, yeni Türk Devleti’nin temeli, uygarlık yolunun en büyük köprüsü olmuştur. -Öldüğü sanılan ve mirası paylaşılmaya yeltenilen Türk milletinin yaşama hakkı ve yeteneği olduğu dünyaya kabul ettirilmiştir. -Bu zafer ile Misak-i Milli gerçekleştirilmiş, bütün düşmanlar topraklarımızdan atılmıştır. -Bu zafer, Mudanya Ateşkes antlaşması ile Lozan Konferansı’ndaki beklentilerimize esas teşkil etmiştir. -Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile Anadolu’nun sonsuza kadar Türk yurdu olarak kalacağı bütün dünyaya ATEŞKES ANTLAŞMASI 11 Ekim 1922 İzmir’in kurtarılmasından sonra, Türk ordusu, Boğazlar, İstanbul ve Trakya’nın geri alınması için o tarafa yöneldi. Bunun üzerine İtilaf Devletleri ateşkes görüşmelerine başlama isteklerini TBMM’ne bildirdiler. 3 Ekim’de Mudanya’da başlayan ateşkes görüşmelerine Türk temsilcisi İsmet Paşa gönderilmiştir. Yunanistan görüşmelere katılmamış, sonradan ateşkes metnini Ateşkes Antlaşmasına göre -Türkiye ile Yunanistan arasındaki silahlı çatışmalara son verilecektir. -Yunanlılar 15 gün içinde Doğu Trakya’yı boşaltacaklar. Türkiye, barış sağlanıncaya kadar burada emniyet ve asayişi sağlanması için sekiz bin Jandarma bulunduracaktır. -Boğazların durumu barış antlaşmasıyla saptanacaktı. -İtilaf Devletleri’nin kuvvetleri barış antlaşması imzalanıncaya kadar İstanbul’da -Osmanlı Devleti hukuken sona ermiştir. -Doğu Trakya savaş yapılmadan kazanılmıştır. -Türk diplomasisi büyük bir zafer kazanmıştır. Bu ateşkesten sonra çalışmalar Lozan’da toplanacak barış konferansının hazırlıkları üzerine yoğunlaştırılmıştır. Artık yeni Türk Devleti uluslararası hukukun ilkeleri içinde kendini ezmek isteyenlere karşı eşit haklarla onurlu bir devlet olarak konferans masasına oturacaktı. Misak-ı Milli ile belirlenen topraklar büyük ölçüde geri alınmış, ülke bütünlüğü sağlanmıştır. Barış antlaşmasıyla da uluslararası güvenceye BARIŞ ANTLAŞMASI 24 Temmuz 1923Lozan Barış Antlaşması’na Göre; Yeni Türk Devleti’nin uluslararası alanda bağımsız, bütün diğer devletlerle eşit, şerefli bir varlık olduğu kesinlikle tanınıyor ve Osmanlı Devleti’nin sona erdiği kabul ediliyordu. Sınırlar -Suriye sınırımız Fransızlarla imzalanan Ankara Antlaşması’na göre kabul ediliyor. -Irak sınırı; Musul üzerinde antlaşma sağlanamadığı için bu konuda İngiltere ve Türk Hükümeti kendi aralarında görüşüp anlaşacaklardı. -Türk-Yunan sınırı Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda belirlenen şekliyle kabul edilmiştir. Karaağaç ve yöresi Yunanistan’ın Batı Anadoluda yaptığı tahribattan alınacak savaş tazminatına karşılık elde edilmiştir. Ayrıca, Gökçeada, Bozcaada bizde, diğer Ege adaları Yunanistan’da kaldı. Yunanistan, Türk sınırına yakın olan adalar asker bulundurmayacaktı. Kapitülasyonlar Tamamı kaldırıldı En büyük siyasi başarı Azınlıklar Tüm azınlıklar Türk uyruklu kabul edilerek hiçbir şekilde ayrıcalık tanınmayacaktı. Batı Trakya’daki Türklerle İstanbul’daki Rumlar dışında Anadolu ve Doğu Trakya’daki Rumlar ve Yunanistan’daki Türkler mübadele edileceklerdi.. Savaş Tazminatları Savaşı nedeniyle bizden istenen savaş giderlerinden kurtulunmuştur. Devlet Borçları Osmanlı borçları, Osmanlı İmparatorluğundan ayrılan devletlerle aramızda bölüşüldü. Bize düşen bölüm taksitlendirme ile kağıt paraya göre ödenecekti. Düyun-u Umumiye de böylece tarihe karışmaktadır. Boğazlar Boğazlar, üzerinde en çok tartışılan konudur. Sonunda geçici bir çözüm getirilmiştir. Buna göre askeri olmayan gemi ve uçaklar barış zamanında boğazlardan geçebilecekti. Boğazların her iki yakası askersizleştirilip, geçişi sağlamak amacıyla uluslararası bir kurul oluşturulmasına ve bu düzenlemelerin “Milletler Cemiyeti’nin güvencesi altında sürdürülmesi kararı alınmıştır. -“Musul”, “Boğazlar” ve “Hatay” Lozan’da çözümlenemeyen -Lozan Barışı bugüne kadar Türk ulusuna köklü ve huzurlu bir yaşam sağlamıştır. -Misak-ı Milli sınırları büyük ölçüde sağlanmıştır. -Türkiye tarihinde yeni bir dönem başlatmıştır. -Türk ulusu adına, Savaşını bitiren antlaşmadır. Mondros ve Sevr antlaşmaları tarihin çöplüğüne atılmıştır. -“Doğu Sorunu”, “Avrupa’nın hasta adamı” gibi deyimler ortadan kaldırılarak emperyalizme karşı verilen silahlı mücadele ve bunun sonunda yaratılan Yeni Türk Devleti tüm dünyaya kabul ettirilmiştir. Böylece Türkiye tüm sömürge uluslara örnek olmuştur. atatürk kronolojisi 4. sınıf Genel Sosyal Bilgiler Atatürk Kronolojisi 1881 Selanik’te doğdu. 1893 Askeri Rüştiye’ye girdi ve Kemal adını aldı. 27 Kasım1911 Mustafa Kemal, Binbaşılığa yükseldi. 1 Haziran 1915 Mustafa Kemal’in Albaylığa yükselişi. 30Ekim1918 Mondros Mütarekesinin imzalanması. 15 Mayıs1919 İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesi 16 Mayıs1919 Mustafa Kemal, Bandırma vapuruyla İstanbul’dan ayrıldı. 1919 Mayıs 19 Mustafa Kemal, Samsun’a çıktı. 15 Haziran1919 Mustafa Kemal, 3. Ordu Müfettişi unvanını aldı. 21 Haziran1919 Mustafa Kemal, Ulusal Güçleri Sivas Kongresine çağırdı. 22 Haziran 1919 Amasya Genelgesi 8/9 Temmuz1919 Mustafa Kemal, askerlikten çekildi. Saat 2050 23 Temmuz 1919 Erzurum Kongresi 4 Eylül 1919 Sivas Kongresi 27 Aralık 1919 Ankara’ya geliş 7 Kasım 1919 Mustafa Kemal, Erzurum’dan milletvekili seçildi. 28 Ocak 1920 Misk-ı Milli 16 Mart 1920 İstanbul’un işgali atatürk kronolojisi 4. sınıf 23 Nisan 1920 TBMM’nin açılması 24 Nisan 1920 Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi. 11 Mayıs 1920 Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti tarafından ölüm cezasına çarptırıldı. 24 Mayıs 1920 Mustafa Kemal’in cezası Padişah tarafından onaylandı. 10 ağustos 1920 Sevr Antlaşması’nın imzalanması. 2 Aralık 1920 Gümrü Antlaşması 10 Ocak 1921 Zaferi’nin ardından Londra Konferansı 20 Ocak 1921 Anayasanın Kabulühukuk alanında yapılan yenilik 16 Mart 1921 Moskova Antlaşması Mart 30 / Nisan 1 /1921 İkinci İnönü Savaşı. 5 Ağustos 1921 Mustafa Kemal’e Başkumandanlık görevinin verilmesi. 23 Ağustos- Eylül 13/1921 Sakarya Meydan Savaşı’nın kazanılması. 19 Eylül 1921 Mustafa Kemal’e Mareşallik rütbesinin verilmesi ve Mustafa Kemal’in Gazi unvanını alması. 13 Ekim 1921 Kars Antlaşması 20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması 26-30 Ağustos 1922 Gazi Mustafa Kemal’in Kocatepe’den Büyük Taarruz’u yönetmesi, Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Savaşı’nı kazanması. 9 Eylül 1922 Yunanlıların İzmir’e dökülmesi. 11 Ekim 1922 Mudanya Mütarekesi’ninAteşkes Antlaşması’nın imzalanması. 1 Kasım 1922 Gazi Mustafa Kemal’in önerisi üzerine saltanatın kaldırılması. Siyasi alanda yapılan yenilik 17 Kasım 1922 Vahdettin’in bir İngiliz harp gemisiyle İstanbul’dan kaçması. 29 Ocak 1923 Gazi Mustafa Kemal’in Latife Hanım’la evlenmesi. 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması’nın imzalanması. 13 Ekim 1923 Ankara’nın başkent olması 29 Ekim 1923 Cumhuriyet’in ilan edilmesi. Siyasi alanda yapılan yenilik 1923 Ekim 29 Gazi Mustafa Kemal’in ilk Cumhurbaşkanı olması 3 Mart 1924 Halifeliğin kaldırılması. Siyasi alanda yapılan yenilik 3 Mart 1924 Öğretim Birliğinin kabul edilmesi. Öğretim alanda yapılan yenilik 25 Kasım 1925 Şapka Kanunu Kılık-Kıyafet alanda yapılan yenilik 1 Ocak 1926 Miladi Takvimin Kabulü Ölçüler alanda yapılan yenilik 4 Ekim 1926 Medeni Kanunun kabulü Hukuk alanında yapılan yenilikler 1 Kasım 1928 Yeni Harflerin Kabulü Eğitim-Öğretim alanında yapılan yenilikler 1930 Kadınlara Belediye Seçimlerine Katılma hakkının verilmesiSiyasi alanda yapılan yenilikler 1931 Ağırlık ve uzunluk ölçülerinde değişiklik Ölçüler alanında yapılan yenilikler 21 Haziran1934 Kadınlara seçme seçilme hakkının verilmesi Siyasi alanda yapılan yenilikler 10 Kasım 1938 Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümü 21 Kasım 1938 Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara Etnografya Müzesi’ne konulması 10 Kasım 1953 Mustafa Kemal Atatürk’ün Anıtkabir’e nakledilmesi. Belki Bunlar İlginizi Çekebilir. 2 Haziran A-101 Kataloğunda Yiyecek İçecek İndirimli Ürünler A-101 kataloğunda 2 Hazirandan itibaren yiyecek içecek ürünlerindeki resmi indirim ürünlerini aşağıdan bulabilirsiniz. … Sivas Kongresi Amasya Genelgesi Sakarya Savaşı Erzurum Kongresi Yukarıdaki olaylarınSoru Sivas Kongresi Amasya Genelgesi Sakarya Savaşı Erzurum Kongresi Yukarıdaki olayların kronolojik sıralaması aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir ? NOT Sorunun cevabını görebilmek için soruya ait şıklara tıklayınız. Eğer sorunun doğru cevabı göremiyorsanız sorunun bulunduğu testi çözmek zorundasınız. Soruların doğru cevapları sadece testi çözerken görüntüleyebilirsiniz. Bu soru 4. Sınıf Sosyal Bilgiler kategori içindeki 4. Sınıf Sosyal Bilgiler geçmişimi öğreniyorum 2 testinde yer almaktadır. Bu soruya benzer diğer soruları test içeriğine gidip çözebilirsiniz. Hepinize başarılar Yorumları Yorum Ekle

amasya erzurum sivas kongreleri kronolojik sıralaması