arabuluculuk sonrası işe iade dava açma süresi

ÜCRETVE TAZMİNATTA ZAMAN AŞIMI SÜRESİ FARKLI. Arabulucuya başvuru için 30 günlük süre sadece işe iade taleplerinde söz konusu. Ücret, fazla mesai, kıdem tazminatı, ödenmeyen yıllık izin parası gibi ücret ve tazminat alacaklarıyla ilgili zaman aşımı süresi beş yıl olarak uygulanıyor. Davaaçıldıktan sonra ise feragat mümkündür. İşe iade davası açma süresi içerisinde işçi ölürse mirasçıları işe iade davası açamaz. Dava açıldıktan sonra işyeri kapanmışsa ve işverenin başka işyeri de yoksa işe iade olanaksız olur. Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması ARABULUCULUKSÜRECİ. Arabuluculuk süreci, arabulucuya başvurudan sonra arabulucunun tarafları davet etmesi ile taraflar arabuluculuk sürecinin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varıp bunun bir tutanağa geçirilmesinden itibaren başlar. Arabuluculuk başvurusunda seçilen arabulucu tarafları toplantıya davet eder. 27 Fesih bildirimine dava açma süresi ne kadardır? İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren 1 ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya Bunedenle işe iade davası açmaları söz konusu değildir. İşçi almak ve çıkarma yetkisini elinde bulunduran iş veren vekilinin de işe iade davası açmaya hakkı yoktur. İşe iade davası açmak için yasal süre. İşe iade davası, işçinin bildirimi almasından maksimum 1 ay sonra dava açmaya olanak sağlar. İş akdinin feshi Elite Rencontre Gratuit Pour Les Femmes. 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren, bazı istisnalar hariç işçi – işveren uyuşmazlıklarında arabulucuya başvuru zorunlu hale hallerde arabulucuya başvurmasının zorunlu olduğunu, hangi hallerde arabulucuya başvuramadan dava açılabileceğini veya doğrudan şikayet yoluna başvurulabileceğini, arabulucuya başvuru süresini, arabulucuya ücret ödenip ödenmeyeceğini, hangi durumda ne kadar ücret ödeneceğini, Yeni Düzenlemeye Göre Çalışanlar İçin Başvuru Yolları, Bütün Ayrıntılarıyla Çalışma Hayatında Arabuluculuk Uygulaması başlıklı yazılarımızda, arabulucuya başvuru usul ve esasları ile örnek dilekçeye ise En Basit Şekliyle Arabulucuya Başvuru ve Örnek Dilekçe başlıklı yazımızda yer ise İş Mahkemesinde dava açmadan önce arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunan durumlarda, arabuluculuk sürecinden sonuç alınamaması karşı tarafın görüşmeye gelmemesi veya görüşmeye gelse bile arabulucuya başvuran kişinin taleplerini kabul etmemesi yani anlaşma sağlanamaması halinde İş Mahkemesinde dava açma süreleri ve dava açma sürecine kısaca yer Varılan Konularda Dava AçılamazArabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması yani taraflar ve varsa avukatları ile arabulucunun birlikte anlaşma belgesini imzalamaları halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca artık dava açılamaz. Örneğin arabuluculuk süreci sonucunda işçilik alacaklarına ilişkin olarak işçi ve işveren aralarında anlaştı ve anlaşma belgesini imzaladılarsa, artık anlaşmaya varılan konulara ilişkin olarak işçi İş Mahkemesinde dava açamaz. İşverenin anlaşma belgesinde belirtilen işçilik alacaklarını ödememesi halinde işçi bu belgeye dayanarak doğrudan icra yoluna başvurabilir. Çünkü bu belge bir nev’i mahkeme ilamı gibi geçerliliği olan bir Açılabilecek Durumlar ve ŞartlarıArabulucuya başvurulduğu halde karşı taraf görüşmeye gelmemişse, görüşmeye gelse bile taraflar birbirinin taleplerini kabul etmemişse, yani süreç anlaşmazlıkla sonuçlanmışsa bu duruma ilişkin olarak arabulucu tarafından son tutanak düzenlenir. Arabulucuya başvuran kişi arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine ekleyerek dava açabilir. Dava açmadan önce arabulucuya başvurulması gereken durumlarda, bu tutanak olmadan dava açılmışsa mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren bir davetiye gönderir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davan mahkemece usulden reddedilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde ise herhangi bir işlem yapılmaksızın dava, dava şartı yokluğu sebebiyle mahkemece usulden Açma Süreleriİş Mahkemesinde dava açma sürelerine gelince. İşe iade başvurularında arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir. İşçilik alacaklarında ise dava açma süresi alacağın tabi olduğu zamanaşımına bağlıdır. Yani arabuluculuk sürecinin ne zaman sona erdiğinin, arabulucu tarafından anlaşmazlığa ilişkin son tutanağın ne zaman düzenlendiğinin herhangi bir önemi bulunmamaktadır. O işçi alacağıyla ilgili zamanaşımı süresi dolmadığı sürece kişi iş mahkemesinde dava açabilir. İşçilik alacaklarında zamanaşımı sürelerinin kaç yıl olduğu Yeni Düzenlemeye Göre İşçi Alacaklarında Zamanaşımı Kaç Yıl Oldu ? başlıklı yazıda belirtmek gerekirse; iş sözleşmesi 25 Ekim 2017 tarihinden önce sona ermiş yani işçi bu tarihten önce işten çıkarılmışsa, ücret alacaklarında zamanaşımı süresinin 5 beş yıl, bunun dışında ihbar ve kıdem tazminatı ile diğer tazminat alacaklarında zamanaşımı süresi 10 on yıldır. İş sözleşmesi 25 Ekim 2017 tarihinde veya daha sonra sona ermişse, tazminat – ücret fark etmez, bütün işçilik alacaklarında zamanaşımı süresi 5 beş yıldır. Zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dolayısıyla bu zaman aşımı süresi dolmadan dava açılması gerekir. Burada tek önemli husus, arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz, yani işçilik alacaklarıyla ilgili zamanaşımı süreleri arabuluculuk sürecinin başlamasıyla durur, arabuluculuk sürecinin sona ermesiyle birlikte zamanaşımı süreleri tekrar işlemeye başvuru sırasında herhangi bir ücret ödemesi yapılmadığı halde, İş Mahkemesinde daha açılması halinde başvuru sırasında ücret ödenmesi gerekir. Tutarlar güncelliğini yitirmiş olmakla birlikte dava açılması sırasında hangi konularda ödeme yapılması gerektiği İş Mahkemelerinde Açılacak Davalarda Ödenecek Harç ve Ücretler başlıklı yazıda belirtilmiştir. Arabuluculuk sürecinden sonuç alınamamış olması nedeniyle İş Mahkemesinde dava açılmış olması / dava açmak zorunda kalınmış olması ödenecek ücretler yönünden durumu değiştirmez. Ancak maddi durumu iyi olmayanlar adli yardım başvurusu yapabilir. Bkz. Adli Yardımla Ücretsiz Dava Açma ve Avukat Tutma başlıklı Sonucunda Haklı veya Haksız Çıkmanın Doğuracağı SonuçlarArabulucuya başvurduğu halde sonuç alamadığı için İş mahkemesinde dava açan kişi dava sonucunda haklı çıkarsa, mahkemenin hükmettiği işçilik alacaklarını işverenden alır. İşe iade davası açmışsa mahkeme işe iadesine karar verir. İşveren süresinde işe başlatmazsa mahkemenin hükmettiği tazminatları öder. Bkz. İşe İade Davasında Bilinmesi Gerekenler Aynı şekilde dava giderleri karşı taraftan işverenden tahsil edilir. Ayrıca bu kişi herhangi bir arabuluculuk ücreti ödememiş olduğundan, arabuluculuk sürecine ait giderler de karşı taraftan işverenden tahsil edilir. Eğer dava açan kişi dava sonucunda haksız çıkarsa, dava giderlerini geri alamaz. Hatta karşı tarafın dava giderlerini de öder. Ayrıca, daha önce ödememiş olduğu arabuluculuk sürecine ait ücret ve giderleri de öder. Esman DİLLİ* —————– * Başmüfettiş, Sosyal Güvenlik Kurumu Arabulucuya gitmeden dava açılması günümüzde özellikle ticari uyuşmazlıklarda kanunlar tarafından sınırlandırılmıştır. Mahkemelerin yükünün azaltılması ve çok daha kısa sürede anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulması için arabuluculuk sistemi ülkemizde henüz yeni bir sistem olarak kullanılmaya başlamıştır. Zorunlu ve ihtiyari olmak üzere iki farklı şekilde arabuluculuk faaliyetlerine başvurmak gerekir. A Arabuluculuk; sınırları çizilmiş belirli özel hukuk uyuşmazlıklarında tarafların, hür iradeleri ile seçecekleri uzman ve yetkili kişiler nezdinde dava açmadan önce bu uyuşmazlıklarının giderilmesini hedefleyen bir hukuki sistemdir. Usul hukuku kurumu olarak arabuluculuk, tarafların mahkeme dışında daha hızlı ve kısa sürede kesin bir sonuç almalarını sağlamayı hedefler. Arabuluculuktan sonra dava açma süresi ise davanın mahiyetine ve somut olayın özelliklerine göre değişebilir. Örneğin İşe İade Talepli Davalarda arabuluculuk faaliyeti sonrasında anlaşmaya varılmaması halinde son tutanağın düzenlenme tarihinden itibaren 2 iki hafta süre içerisinde iş mahkemesinde dava açılması gerekmektedir. Arabuluculuğa tabi diğer anlaşmazlıklar ve uyuşmazlıklarda farklı süreler mevcuttur. Hak kaybına uğramamak adına bir avukatla süreci yönetmenizi tavsiye ediyoruz. Ticari Davalarda Arabuluculuk Ticari Davalarda ArabuluculukHukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk KanunuArabuluculuk Başvuru DilekçesiArabuluculuğun Zorunlu Olduğu Haller Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk süresi kapsamında tarafların dava açamadan önce mutlaka bir arabulucu ile anlaşarak uyuşmazlıkları bu yolla çözmeleri istenir. Zorunlu arabuluculuk kapsamında sayılan bu süreçte dava açma şartı olarak arabuluculuk öne sürülür. Eğer bu yöntem ile görüşme sağlanmamış ve başvuru yapılmamış ise dava şartının oluşmaması nedeniyle dava reddedilecektir. İş ve ticari davalarda sık sık mahkemelere konu olan; kıdem, ihbar tazminatları, fazla mesai, maaşlar, yıllık izin ücretleri vb. birçok mesele arabuluculuk faaliyetleri ile ayrıca çok daha kısa sürede sonuca bağlanabilir. Bu nedenle ticari ve iş davalarında arabuluculuk zorunludur. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Arabuluculuk kanunu kapsamında ülkemizde 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu çerçevesinde birçok tanımlaya yer verilmiştir. Buna göre arabuluculuğa ilişkin temel ilkeler arasında; iradi olma ve eşitlik, gizlilik, beyan ve belgelerin kullanılması gibi unsurlar belirlenmiştir. İlgili kanun dördüncü bölümünde arabuluculuk faaliyetleri tanımlanmıştır. Buna göre, tarafların dava açmadan önce ya da davanın görülmesi sırasında arabulucuya başvuru yapmaları mümkündür. Mahkeme tarafından da bu faaliyete ilişkin teşvik edici ve aydınlatıcı tavsiyelerin de verilmesi mümkündür. Arabuluculuktan sonra dava açma süresi ise son tutanağın süresi içinde mahkemeye verilmesi ile gerçekleşecektir. Arabuluculuk Başvuru Dilekçesi Arabuluculuk başvurusu yapmak için başvuru yapacak tarafın karşı tarafın ikametgahının veya ticari/iş davalarında bu faaliyetlerin yürütüldüğü yerdeki resmi arabuluculuk bürolarından yapılması gerekir. Başvuru sırasında belirli formların ve dilekçelerin hazırlanması gerekmektedir. Dava açmadan önce zorunlu hallerde veya dava sırasında arabuluculuk faaliyetlerine tarafların başvurması mümkündür. Taraflar arabuluculara bizzat kendileri başvurabilecekleri gibi avukatları aracılığıyla da bu işlemlerin gerçekleştirilmesi mümkündür. Taraflar arasında yaşanan anlaşmazlıklara bağlı olarak genelde tek taraflı olarak arabuluculuk başvuru yapıldığı görülmektedir. Anlaşmaya yanaşmayan kişilere karşı genelde işverenlerine yönelik işçiler tarafından tazminat ve diğer hakları için arabuluculuk başvuru yapılmaktadır. Günümüzde arabuluculuk dava açma şartı olarak kabul edilir. Arabuluculuğun Zorunlu Olduğu Haller Zorunlu arabuluculuk faaliyetleri için ticari ve iş davalarına konu olacak uyuşmazlıklara yönelik dava açmadan önce arabuluculuk başvurunun yapılması ve tarafların uzlaşma için dava açmadan önce arabuluculuk ile işlem gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Aksi halde davalar gerekli başvuru koşulları oluşmadığı için reddedilecektir. İhtiyari arabuluculukta ise tarafların belirli davalarda arabulucuya gitmeden de dava açmalarını öngörmektedir. Uyuşmazlığın çözümü için tarafların özel hukuk anlaşmazlıklarında üzerinde tasarruf edebilecekleri konulara göre, zorunlu olmadan da arabuluculuk hizmetinden yararlanmaları mümkündür. Arabuluculuktan sonra dava açma süresi zorunlu arabuluculuk için geçerli olacaktır. İşe İade Davaları, İş Kanunu gereği belirli süre içerisinde açılması gereken davalardandır. Nitekim İş Kanunu’nun 20. Maddesi İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir.’ demektedir. İş Kanununun bu maddesi doğrultusunda işçilerin işe iade davası açmak için bir aylık süresi vardır. Bu sürenin kaçırılması halinde işe iade davası süre yönünden reddedilecek ve işçi, kanunun kendisine vermiş olduğu bu haktan faydalanamayacaktır. Yapılan yeni düzenleme ile birlikte İş Davaları için Arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup sözleşmenin feshinden itibaren 1 ay içerisinde Arabuluculuk Başvurusu yapılmış olmalıdır. Yazımızdaki 1 aylık süreyi Arabuluculuk Bürosu’na başvurma süresi olarak değerlendirmeniz gerekmektedir. *Hukuki olarak belirtmek gerekir ki hak düşürücü süre ile zamanaşımı farklı kavramlar olup yurttaşlar uygulamada hak düşürücü süreyi de zamanaşımı olarak algılamakta ve kullanmaktadır. Öncelikli olarak işe iade davasına ilişkin detaylı bilgi sahibi olmak adına İşe İade Davası yazımızı okuyabilirsiniz İşe İade Davası Nedir ? Hangi Hallerde Açılır ? İşe İade Davası Açma Süresi Ne Zaman Başlar ? İş sözleşmesi sebepsiz feshedilen veya sebep gösterildiği halde bu sebebin geçerli bir sebep olmadığı hallerde işçi, işe iade davası açacaktır. İşçi, işe iade davasını açarken kanunun vermiş olduğu sürelere uymak zorundadır. Bu süre de yukarıda belirttiğimiz üzere bir aydır. Bir aylık süre içerisinde işe iade davası açılmalı ve İş Kanunu’nun 20. Maddesi gereği iş sözleşmesinin usulüne aykırı olarak feshedildiği iddia edilmelidir. Peki bu bir aylık süre ne zaman başlayacaktır ? İş Kanunu’nun 20. Maddesi bu hususu da açıklıkla düzenlemiştir. İşe iade davası açacak olan işçi, iş sözleşmesinin feshedildiğine dair bildirimin kendisine tebliğinden itibaren bir ay içerisinde zorunlu arabuluculuk başvurusu yapacaktır. Görüldüğü üzere bir aylık süre, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren başlayacaktır. İş Kanunu’na tabi davaların bir kısmı Zorunlu Arabuluculuk sistemine dahil edilmiş olup işe iade davaları için de zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmalıdır. Bu nedenle bahsi geçen 1 aylık süre içerisinde arabuluculuk bürosuna başvurulmuş olması gerekmektedir. İşe İade Davası İçin Hak Düşürücü Süre Mahkemece İncelenecek Midir ? İşe iade davası için hak düşürücü süre olan 1 aylık süre, itiraz olmasa dahi iş mahkemesi hakimince re’sen kendiliğinden incelenecek ve buna göre karar verilecektir. Şayet bu sürenin incelenmesinin davanın hangi aşamasında yapıldığının da bir önemi yoktur. İş Mahkemesi hakimi bu süreyi davanın her aşamasında inceleyebilir, davalı taraf da davanın her aşamasında bu sürenin kaçırıldığını iddia edebilir. Buna ilişkin Yargıtay kararını ve işe iade davasında hak düşürücü sürenin bir ay olduğuna dair Yargıtay kararını aşağıda sizlere sunmaktayız İş Sözleşmesinin Feshi ve Zorunlu Arabuluculuk Yukarıda izah edildiği üzere iş sözleşmesi feshedilen işçi, işe iade davası açabilmek için bazı usuli işlemler ve başvurular yapmak zorundadır. Bu başvuruları ise belirli sürelerde gerçekleştirmelidir. 4857 sayılı İş Kanunun’un 20 nci maddesinde bu husus aşağıdaki kararda da belirtildiği üzere şu şekilde tanzim edilmiştir “İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilir. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi hâlinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir.” Karar metni açık olup işe iade davası açmak arzusunda olan kişiler bu sürelere uymak zorundadır. Bu süreler önemli olduğundan ötürü muhakkak bir iş hukuku avukatı ile hareket etmek yerinde olacaktır. İlgili karar şu şekildedir Yargıtay Kararları sorgulama ekranına buradan ulaşabilirsiniz. İş hukuku kanunda yapılan düzenleme sonucu iş mahkemesine başvuru yapılmadan arabulucuya başvuru yapılması zorunlu olup dava açma şartı olarak kabul Arabulucu Başvuru Dilekçesi nasıl hazırlanır?İşçi ve işveren arasındaki sorunların giderilmesi, son düzenlemeler ile arabulucuyu şart koşmuştur. Arabulucuya başvurularda işçi ve işveren arasındaki sorunlar; işe iade, maaş, yıllık izin, fazla mesai gibi konular ele alınır ve iş mahkemelerine gitmeden kısa sürede çözümü amaçlanır. Bu türden sebepler söz konusu ise işçi arabulucu başvuru dilekçesi Nedir Nasıl Başvurulur?Arabuluculuk çoğu dünya ülkesinde ve son yıllarda Türkiye’de de faaliyet gösteren, iş konularındaki anlaşmazlıkları çözmeyi hedefleyen yöntemdir. Arabulucu başvuruları ile tarafların arasındaki çözemedikleri iş konuları karara bağlanmaya çalışılır. Böylece hem mahkemelerin iş yoğunluğu azaltılır hem de taraflar kısa sürede çözüme Bakanlığı’na bağlı olan arabulucular, alım satım sözleşmeleri, tüketici uyuşmazlıkları, eser sözleşmeleri, kira uyuşmazlıkları, işçi alacakları, deniz ticareti gibi konulardan marka patent anlaşmazlıklarına kadar iş hukuku kapsamında değerlendirilen pek çok konuda yardımcı konularda herhangi bir sorunu olan kişiler mahkemeye başvurmadan önce arabulucuya gitmek zorundadır. Ancak arabulucu vasıtası ile taraflar arasında yapılacak görüşmeden sonuç çıkmaması halinde mahkemeye başvuru Dilekçesi Nasıl Verilir?Ücret, fazla mesai, yıllık izni kullanamama gibi işçi hakları,İhbar tazminatı, kıdem tazminatı gibi tazminat alacakları,İşe iade talepleriİşçilerin arabulucuya en çok gittikleri konulardır. Bu konularda çözüm almak için arabulucuya başvuru yapılır. arabulucu başvurusunda bulunan kişi işvereni ya da işverenin birden fazla olması durumunda bunlardan birinin bulunduğu yerleşim yerindeki adliyeye dilekçe vererek başvurusunu arabulucu dilekçesi doldurularak adliyeye başvurunun yapılmasının ardından, işlem yürürlüğe girerek ve taraflara arabulucu tarafından belirlenen tarih bildirilip masaya oturmaları sağlanır. Eğer çağrılan taraf buluşmaya gelmez ya da buluşmadan herhangi bir sonuç çıkmaz ise arabulucu tarafından son tutanak adı altında bir tutanak hazırlanır. Bu tutanak ile kişi isterse mahkemeye başvuru Başvurularda Ücret ve Tarih Aralığı Nedir?Arabulucu dilekçesi hazırlanıp verildiği anda herhangi bir ücret ödenmemektedir. Arabulucunun süreci tamamlama süresine bağlı olarak ücreti kimin ödeyeceği de belirlenmektedir. Örneğin maaşını alamayan ya da işe iade isteyen bir işçinin talepleri kabul edildiğinde arabulucu ücreti karşı tarafa ya da yarı yarıya olmak üzere başvuru için belirli bir tarih olmamasına rağmen işe iade taleplerinde fesih bildirimine müteakip yani işten çıkarılmasını takip eden bir ay içerisinde arabulucuya başvuru yapılması gerekmektedir. Maaşın alınamaması durumlarında ise iş sözleşmesinin bitiş tarihini takip eden 5 yıl içerisinde; ücret, fazla mesai, yıllık izin alacağı, kıdem ve ihbar tazminatları alacakları için başvuru Sonuç Alınamaması Halinde Dava Açma Süresi ve SüreciArabuluculuk Sonrası İş Mahkemesine Dava Nasıl Açılır?Maaşın alınamaması durumlarında ise iş sözleşmesinin bitiş tarihini takip eden 5 yıl içerisinde; ücret, fazla mesai, yıllık izin alacağı, kıdem ve ihbar tazminatları alacakları için başvuru anlaşmazlıkları çözmenin kısa yolu olan arabuluculuk, çabuk çözüm sağlamak, mahkemeden daha ekonomik olması, insanlar arasındaki ilişkileri koruması ve sürece tarafların da müdahil olması gibi sebeplerce yarar İade Arabuluculuk sonrası İş mahkemesine Dava nasıl açılır?Arabulucuya başvuru için belirli bir tarih olmamasına rağmen işe iade taleplerinde fesih bildirimine müteakip yani işten çıkarılmasını takip eden bir ay içerisinde arabulucuya başvuru yapılması başvuru sonucu görüşmelerde anlaşma olmaması halinde son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava kendi rızası dışında çıkarılan ve haksız bir şekilde olduğunu bilip tekrar işe dönmesini talep eden işçinin belirli yasal gerekçelerle koruma altına alınmıştır. Ancak şunun da bilinmesinde fayda vardır ki iş hukuku, işverene çalışmak istemediği kişi ile zorla çalışma kararı İade Davası Nedir?İşveren tarafından iş sözleşmesi feshedilen fakat bunun haksız ya da geçersiz olduğunu düşünen işçi tarafından, iş güvencelerinden faydalanarak işin iadesini talep ettiği davalara işe iade davası denilir. İşe iade davası sadece işten çıkarılan işçi tarafından, işverene karşı İade için Gereken Şartlarİş güvencesi kapsamında bir işverene işe iade davası açmak için şu şartların sağlanması gerekmektedir;İşyerinde en az 30 işçinin çalışması gerekmektedir. Sayının belirlenmesinde sadece işçinin çalıştığı yer temel alınmaz. Aynı işverene ait başka şubeler ya da iş kolları da hesaba katılır. İşe iade davasında bu sayı önemlidir aksi halde dava geçersiz sayılacağı için eğer 30 veya üstü çalışan varsa mutlaka deliller ile ispat edilmelidir. Sayıyı belirlerken stajyer ya da çıraklar hesap dışında çıkarıldığı işinde en az 6 aydır çalışıyor olması ile işveren arasında yapılmış sözleşmenin belirsiz süreli olması gerekir. Haliyle belirli süreli sözleşme yapıldıysa ve süre dahi belirtilmemişse yine de dava açma hakkı iade davasını açacak tarafın, işyeriyle ilgili işten çıkarma, işe alma gibi bir konumunun bulunmaması gerekmektedir. Eğer böyle bir konumu varsa dava sözleşmesinin iptali eğer haklı bir sebebe dayanmıyor yani keyfiyetten kaynaklanıyorsa işe iade davası söz konusudur. Haklı sebep kanunun veya işyerinin kurallarını içermektedir. Örneğin işçi işini yapamamaktan veya işyeri kurallarına uymamaktan ötürü işten çıkarıldıysa işe iade talebinde İade Davası Nasıl Açılır?İşçi tarafından mağdur olduğu durumlar içeriyorsa İş Kanunu’nun 20. Maddesini temel alarak işe iade davası açabilmektedir. İlgili maddeye göre işçi sebep gösterilmeden, haksız bir şekilde işinden edilmişse arabulucuya başvurarak iade talebinde İade Davasında Arabulucu Rolüİşe iade için önceden iş mahkemesine dilekçe verilmesi gerekirken son düzenlemeler ile öncelikli olarak arabulucuya başvuru yapmak gerekmektedir. İşçi arabulucu ile işe iade dava açma süresi bir ay olarak belirlendiğinden bu süre içinde başvuru başvuru neticesinde taraflar bir araya getirilerek aralarındaki sorunun çözümü için oturum düzenlenir. Bu toplantı sonucunda karar olumlu ise işçi kısa sürede işine başlayabilir ancak olumsuz olma durumunda işçi arabulucu raporu ile birlikte iş mahkemesine başvuruda bulunabilir ve bunun sonucundaki dava sürecini başvurularında 3 hafta içerisinde sonuç alınmaktadır. Eğer işçi hakkındaki karar olumlu ise işten ayrı geçirdiği süre zarfındaki mağduriyeti için hak talebinde bulunabilir. Bilindiği üzere tarihinde kabul edilen ve tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile işçilik alacakları ve işe iade davalarında yeni bir döneme girilmiş ve Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil alacakları, fazla mesai alacakları, yıllık ücretli izin alacakları, asgari geçim indirimi alacakları gibi işçilik alacakları ve işe iade davaları için mahkemede dava açmadan önce taraflara, dava şartı olarak zorunlu arabulucuya başvurma zorunluluğu mahkemelerindeki zorunlu arabuluculuk dava şartına ilişkin genel hükümleri sizlerle “İŞÇİLİK ALACAKLARINDA YENİ DÖNEM “ZORUNLU ARABULUCULUK” isimli çalışmamda daha önce paylaşmıştım. O makaleyi okumamış olanlar için buraya tıklayarak ilgili makaleye de ulaşabilirler. Bu çalışmamda ise sizlere yeni yürürlüğe giren kanunla birlikte en kapsamlı değişiklik yapılan iş davası, uygulamada çok sık karşılaştığımız işe iade davaları olmuştur. Kanunda en kapsamlı değişiklik işe iade davalarında yapıldığı için işe iade davalarıyla alakalı olarak, daha iyi anlaşılması için ayrı bir yazı yazmak gerektiği kanısına vardım. Öncelikle belirtmek isterim ki kanun işe iade davaları için de doğrudan dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunluluğunu getirmiştir. Ancak işe iade davası diğer iş davalarından farklı olarak iş sözleşmesinin feshedildiği tarihten itibaren 1 aylık hak düşürücü süreye tabi olarak açılması gereken bir dava olduğu için, işe iade davalarında davayı açmadan yahut arabulucuya başvurmadan önce elinizi çabuk tutmalısınız. 1. İşe İade Davalarında Mülga İş Mahkemeleri Kanunun’daki Yargılama Süreci Nasıldı? Yeni iş mahkemeleri kanunu ile işe iade davalarında yapılan değişiklikleri daha iyi anlamak adına mülga kanun zamanındaki işe iade davası yargılamalarından kısaca bahsetmek gerekmektedir. Mülga Kanun zamanında işe iade davaları için işçi, iş akdinin feshedildiği tarihten itibaren 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde işverene karşı işe iade davası açmak zorundaydı. Bu hak düşürücü süre hakim tarafından re’sen nazara alınarak, dava süresi içinde açılmadığı takdirde davanın reddine karar veriliyordu. Yargılama sonunda mahkeme kararını verirken öncelikle işçinin işe iadesine, işçi mahkeme kararına rağmen işe alınmazsa 0-4 ay arasındaki boşta geçen süreye ilişkin ücretinin ve 4 – 8 ay arasındaki iş güvencesi tazminatının işe alınmayan işçiye ödenmesine hükmediyordu. Mahkeme kararında işçinin işe alınmadığı takdirde, işverence ödenmesi gereken tazminatın miktarını açıkça ilamında belirlemiyordu ve devamında işçi ve işveren arasında tazminat miktarında çok sık şekilde uyuşmazlıklar çıkmaktaydı. İşçi işe iade davasını kazandıktan sonra işe alınmadığı ve 0 – 4 aylık boşta geçen süreye ilişkin ücreti ile 4 – 8 ay arasındaki iş güvencesi tazminatı kendisine ödenmediği takdirde ayrı bir alacak davası açıp bu alacaklarının tahsilini talep ediyordu. Yeni açılan alacak davasında mahkeme işçinin işe iade davası nedeniyle hak ettiği alacağın miktarını hesaplıyordu. Ayrıca işe iade davaları ilk derece mahkemesinin kararından sonra tarafların talepleri olduğu takdirde istinaf ve temyiz incelemesinden geçtikten sonra kesinleşiyordu. Dava kesinleştikten sonra ise şayet işe iade kararı verildiyse işçinin 10 günlük süre içerisinde işe başlamak için işverene başvurması gerekmekteydi. Aksi takdirde fesih geçerli bir feshe dönüşecektir. İşçinin işe iade kararı kesinleştikten sonra işe başlamak için işverene başvurması gereken sürede herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. işe başlamaya ilişkin değişiklik, uyuşmazlığın arabuluculuk görüşmeleri neticesinde işçinin işe dönmesi hususunda anlaşıldığı takdirde birtakım değişiklikler olmuştur. bunlara ilişkin ayrıntılı açıklamalar aşağıda zaten yapılacaktır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında görüleceği üzere işçi işe iade davasını kazanmasına rağmen alacağının miktarının hesaplanması ve hesaplanan miktarın işçiye ödenmesi için ikinci bir dava açmak mecburiyetinde kalabiliyordu ve bu da işçinin mahkeme kararıyla hak ettiği alacağına yıllar sonra kavuşması anlamına gelmekteydi. 2. Yeni İş Mahkemeleri Kanunu ile 4857 Sayılı İş Kanunu’nda Yapılan Değişiklik Neticesinde Getirilen İşe İade Başvuru Süreci Yeni iş Mahkemeleri Kanunu ile iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile iş mahkemelerinde dava açmadan önce fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilecektir. Ayrıca taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebileceklerdir. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi hâlinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilecektir. Görüldüğü üzere yeni İş Mahkemeleri Kanunu ile işe iade sürecinde süreler tabiri caizse baştan düzenlenmiştir. Burada en önemli husus arabulucuya hak düşürücü süre geçtikten sonra başvurulması durumunda ne olacağıdır. Bu durumda arabulucu bir hakim ya da hakem olmadığı için süre konusunda tarafların talebi olmadan kendiliğinde bir karar veremeyecektir. Yani arabulucu taraflardan birinin talebi olmadan kendisine süresi içerisinde başvurulmadığı gerekçesi ile arabuluculuk görüşmelerini sonlandıramayacaktır. Ancak arabulucuya süresi içerisinde başvurulmazsa ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açıldığı takdirde iş mahkemesi hakimi süreleri re’sen nazara alacağından, arabulucuya süresi içerisinde başvurulmadığı için davanın reddine karar verebilecektir. İşe iade talebi için arabulucu yerine taraflar aralarında anlaşarak uyuşmazlığı özel hakeme götürürlerse özel hakem de süreleri tarafların talebi olmaksızın re’sen inceleyebilecek ve hak düşürücü süre içerisinde kendisine başvurulmamışsa başvurunun reddine karar verebilecektir. 3. Yeni İş Mahkemeleri Kanunu ve 4857 Sayılı İş Kanunu’nda Yapılan Değişiklik Neticesinde Arabuluculuk Tutanağının ve Mahkeme Kararının İçeriği Nasıl Olacaktır? Eski İş Kanunu ve İş Mahkemeleri Kanunu döneminde iş mahkemeleri işçinin işe alınmadığı takdirde alması gereken tazminat miktarını belirtmemekteydi. Yeni kanun döneminde ise mahkeme veya özel hakem, 0 – 4 aylık boşta geçen süreye ilişkin ücreti ve 4 – 8 ay arasındaki iş güvencesi tazminatını dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak kararında belirleyecektir. Aynı şekilde arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde ise arabuluculuk tutanağında işe başlatma tarihini, 0-4 ay arasındaki boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer hakların parasal miktarını, işçinin işe başlatılmaması durumunda ise 4 – 8 aylık iş güvencesi tazminatını parasal miktarını belirlemeleri zorunludur. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılacaktır ve son tutanak buna göre düzenlenecektir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelecek ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olacaktır. Görüldüğü üzere eski düzenlemede mahkeme yalnızca işe iadeye karar verip işe iadenin parasal sonuçlarını miktar olarak kararında belirlemezken, yeni düzenleme ile gerek mahkeme, gerek özel hakem gerekse de arabulucu işe iade ile birlikte işe iadenin parasal miktarlarını da belirleyeceklerdir. Ayrıca eski düzenlemede mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 10 günlük süre içerisinde işçinin işe başlamak için işverene başvurması gerekirken, yeni düzenlemede taraflar arabulucu görüşmelerinde işçinin işe başlayacağı tarihi belirleyebileceklerdir. önemle belirtmek gerekir ki tarafların arabuluculuk görüşmeleri esnasında anlaşma sağlayamamaları sebebiyle uyuşmazlığın mahkemeye taşınması veya doğrudan tarafların anlaşarak özel hakeme başvurmaları sonucunda işe iade kararı verildiği takdirde yine işçi kararın kesinleştiği ve kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 gün içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır. bu konuda tek değişiklik arabuluculuk görüşmelerinde tarafların işçinin işe başlama tarihini serbestçe tayin edebilmeleridir. 4. Yeni İş Mahkemeleri Kanunu ve 4857 Sayılı İş Kanunu’nda Yapılan Değişiklik Neticesinde Getirilen Kanun Yolu İnceleme Süreci Nasıl Olacaktır? Eski düzenlemede mahkemenin işe iade kararı hem istinaf hem de temyiz incelemesinden geçmekteyken, yeni süreçte ise işe işe iadeye ilişkin mahkeme kararları istinaf incelemesinin ardından kesinleşecektir. Yani yeni düzenleme ile işe iade davalarında temyiz yolu kapatılmıştır. bu husus kararın kesinleşme süresini ciddi ölçüde kısaltacaktır ve bu sebeple de gerek işçi gerekse de işveren için olumlu bir düzenlemedir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki anlattığımız tüm bu düzenlemeler tarihinden sonra yapılacak başvurularda ve açılacak davalarda geçerli olacaktır. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Çalışmamızın başında da belirtildiği gibi yeni sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve 4857 Sayılı İş Kanunu’nda yapılan değişiklikler ile işe iade davalarında yeni bir sürece girilmiştir. İşe iade davalarında gerek mahkeme ve özel hakem kararında gerekse de arabuluculuk görüşmeleri neticesinde işçinin işe başlatılmaması halinde işverenin katlanmak zorunda olduğu feshin geçersizliğinin mali sonuçlarının parasal olarak belirlenmesi, mahkeme kararının yalnızca bölge adliye mahkemesi incelemesinden geçerek kesinleşecek olması olumlu gelişmelerdir. Bunun yanında işe iade başvurusu için hak düşürücü süre korunmuş ve duruma göre ek süreler de getirilmiştir. bu sürelerin çok iyi takip edilmesi ve mutlaka iş davaları konusunda uzman bir avukattan hukuki yardım alınması gerekmektedir. Hukukun en önemli unsurlarından olan sürelerin kaçırılması durumunda sırf süreyi kaçırdığınız için hak ettiğiniz alacaklarınızdan olma tehlikeniz bulunmaktadır. Arabuluculuk faaliyeti mahkemelerde dava açmaya kıyasla hem daha kısa sürede sonuca varılabilen hem de daha az maliyetli bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Arabulucuya başvurmadan önce alacağınızın türü ve kapsamını çok iyi belirlemeli, alacağınızın miktarını bir uzman yardımı ile tam olarak ortaya çıkarmalı ve görüşmeler esnasında baskı altında kalarak, hak ettiğinizin altında bir anlaşmaya imza atmamak ve hiçbir hak kaybına uğramamak adına, gerek arabulucuya başvurmadan önce, gerek arabuluculuk görüşmeleri esnasında, gerekse de anlaşma sonrası anlaşılan miktar karşı taraf tarafından ödenmediği takdirde alacağınızın cebri icra yoluyla tahsili için mutlaka bir alanında uzman bir iş hukuku avukatından destek almanız sizin yararınıza olacaktır. POINT Hukuk ve Danışmanlık Bürosu iş hukuku konusunda deneyimli, yenilikçi ve alanında uzman kadrosuyla haklarınızın en iyi şekilde korunması için, gerek işçi gerekse de işveren müvekkillerine arabuluculuk görüşmelerinde ve devamında dava aşamasında kaliteli hizmet sunmaktadır. Probleminizle alakalı olarak bize ulaşmak ve iletişim formu doldurmak için tıklayınız.

arabuluculuk sonrası işe iade dava açma süresi