arnavutluk ta ne iş yapılır
Arnavutlukun Laç şehrinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından inşa edilecek deprem konutlarının temeli törenle atıldı. Törene video konferansla bağlanan
Kritikanlaşma Arnavutluk Resmi Gazetesi’nde yayımlanarak yürürlüğe girdi. Arnavutluk’ta Türkiye ile yapılan iş birliği anlaşması yürürlüğe girdi -
ArnavutCiğeri Nasıl Yapılır - Resimli Yemek Tarifleri Hayalimdeki ara
2ilan. Sistem Uzmanı pozisyonundaki ekip arkadaşlarımız, Veri Bilimci, Veri Mühendisi, Veri Mimarı, Veri Analisti, Veri Kalitesi Uzmanı, Veri Yönetişimi Uzmanı, Siber Güvenlik Uzmanı, Bulut Bilişim ve Platform Mühendisi, DevOps Mühendisi, İletişim ve Ağ Yönetimi Mühendisi, Veritabanı Uzmanı, Bilgi Sistemleri İç Kontrol
Arnavutlukta 2019’da meydana gelen deprem felaketinde evlerini kaybeden aileler için Türkiye tarafından Laç şehrinde inşa edilen konutların teslim töreni de ziyaret vesilesiyle yapılacak. Tiran’da TİKA tarafından restore edilen Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirecek, Arnavutluk Meclisi’ne hitap edecek
Elite Rencontre Gratuit Pour Les Femmes. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türkiye-Arnavutluk Ticaret ve Sanayi Odası Forumu 1. Ekonomi Konferansı’na katıldı. Pekcan, Türk firmalarının Arnavutluk’ta gerçekleştirmiş oldukları yatırımların piyasa değerinin 1 milyar dolara yaklaştığını belirterek, “Bu sayının daha da artması için önemli fırsatlar var. Sanayide, turizmde, tarımsal teknolojilerde ve altyapı yatırımlarında önemli iş imkanları olduğu açıktır.” dedi. Pekcan, Türkiye-Arnavutluk Ticaret ve Sanayi Odası Forumu 1. Ekonomi Konferansı’ndaki konuşmasında Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın Türkiye’ye 6-7 Ocak’ta gerçekleştirdiği resmi ziyaretten sonra iki ülke arasında İş ve Yatırım Forumunun düzenleniyor olmasını oldukça önemli gördüğünü ifade ederek; “Amacımız, ticarette ve yatırımlarda dostane ilişkilerimize yaraşır bir iş birliği seviyesini temin etmek ve pek çok ortak projeye birlikte imza atabilmektir. Her iki ülkenin de Avrupa Birliği AB adayı ülkeler olması gerçekleştireceğimiz teknik ve ekonomik iş birliklerine ayrı bir önem kazandırmaktadır. Gerek devletlerimiz, gerekse özel sektörlerimiz arasında yapılacak yeni çalışmalarla en iyi sonuçları almayı ümit ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Yeni tip koronavirüs Kovid-19 salgınının tüm dünyayı etkisi altına aldığı dönemde sergilenen dayanışma ve iş birliğinin daha da önemli hale geldiğine dikkati çeken Pekcan, “Her iki ülke için de turizm sektörünün önemli sektörler arasında yer aldığını biliyoruz ve maalesef turizm sektörü pandemiden en çok etkilenen sektörler arasında. Bu çerçevede, salgının ekonomik etkileriyle mücadele anlamında Arnavutluk ile her türlü iş birliğine açık olduğumuzun altını bir kez daha çizmek isterim.” diye konuştu. Türkiye ekonomisinin 2020’nin ortalarından itibaren özellikle de son çeyrekte önemli normalleşme emareleri sergilediğine değinen Pekcan, 51,2 milyar dolarlık ihracatla son çeyrekte bugüne kadarki en yüksek çeyrek dönem ihracat rakamının elde edildiğini, 2021 Ocak ayı itibarıyla kapasite kullanım oranının da 75,6 seviyesine yükseldiğini söyledi. Doğrudan yatırımlar açısından 2020’nin ocak-kasım döneminde salgına rağmen 6,1 milyar dolar giriş olmasının oldukça önemini vurgulayan Pekcan, İmalat Sektörü PMI Endeksi’nin, geçen ay yeniden yükselerek 50 seviyesinin üzerinde gerçekleştiğini belirtti. Pekcan, “Bu tür ekonomik göstergeler bir taraftan gelecekten beklentilerimizi güçlendirirken, bir taraftan da Türkiye ekonomisinin ne kadar dinamik olduğunu, ne kadar sağlam temeller üzerinde gittiğini de en güzel biçimde ortaya koymaktadır.” dedi.
Arnavutluk çifte vatandaşlığı nasıl alınır birçok kişinin merak ettiği sorulardan bir tanesidir. Denize kıyısı ile, Güney Avrupa’da yer alan Arnavutluk, konumu ile gezilesi, görülesi, yaşanılası bir ülkedir. Yunanistan’a komşu olan Arnavutluk’ta yaşanış ve kültür Balkanlar ile Avrupa’nın muhteşem harmanlaması şeklindedir. Arnavutluk seyahati planlarken ülkeyi rahatça gezip görebilmek için zamanı uzun tutmanızda fayda var. Gezip görüp beğendiyseniz, herhangi bir sebepten Arnavutluk’ta yaşamış olma durumunuz varsa Arnavutluk’tan vatandaşlık alarak ülkeye yerleşmeyi düşünebilirsiniz. Yaşam şartları kalite bakımından yüksek olan Arnavutluk’ta alacağınız vatandaşlık ikinci vatandaşlığınız olabilir. Arnavutluk vatandaşlık kanununa göre çifte vatandaşlık uygulamasından yararlanabilirsiniz ama şu an vatandaşı olduğunuz ülkenin de çifte vatandaşlık uygulamasını kabul ediyor olması önemli. Türkiye çifte vatandaşlık uygulamasını kabul eden ülkelerden olduğundan; Türk vatandaşlığından çıkmadan Arnavutluk vatandaşlığı alarak çifte vatandaşlığa sahip olabilirsiniz. Ülkeden çifte vatandaşlık alabilmenin birçok farklı yolu var. Özellikler Arnavut göçmenleri vatandaşlık işlemlerinde biraz daha şanslılar. Soy geçmişinde Arnavutlu birileri çıkanların çifte vatandaşlık almak için başvuru yapmasına hiçbir sakınca yoktur. Arnavutluk’ta hiç yaşamamış kişiler Arnavutluk’a çifte vatandaşlık başvurusunda bulunamazlar. Öncesinde Arnavutluk’a nasıl gidilir ve orada yaşamak için ne gereklidir iyice araştırmak ve ülke değişikliğini gerçek anlamda kabul etmek gerekir. Herhangi bir ülkeden çifte vatandaşlık almanız halinde yapmanız gereken pek çok işlem vardır. Prosedürlere uygun olarak bildiriminizi yapmalı ve yeni vatandaşlığınızda kullanmak üzere yeni pasaportunuzu da almalısınız. Arnavutluk pasaportu nasıl alınır ve çifte vatandaşlık bildirimi nasıl yapılır konularını iyice araştırdıktan sonra harekete geçebilirsiniz. Sayfa İçerisindekilerArnavutluk Çifte Vatandaşlık ŞartlarıArnavutluk’ta Yaşayanlar için Çifte Vatandaşlık ŞartlarıArnavutluk’ta Yaşamayanlar için Çifte Vatandaşlık ŞartlarıArnavutluk Çifte Vatandaşlık Başvurusu için Gerekli BelgelerArnavutluk Çifte Vatandaşlık Başvurusu için Zorunlu BelgelerArnavutluk Çifte Vatandaşlık Başvurusu için Özel BelgelerArnavutluk Çifte Vatandaşlığı Nasıl Alınır?Evlilik Yoluyla Arnavutluk Çifte VatandaşlığıAile Bağı ya da Doğum ile Arnavutluk Çifte VatandaşlığıYatırım Yoluyla Arnavutluk Çifte VatandaşlığıArnavutluk Çifte Vatandaşlık Başvuru SüreciArnavutluk Çifte Vatandaşlık Başvuru İşlemleriArnavutluk Çifte Vatandaşlık Başvuru Süreci Ne Kadar Sürer? Arnavutluk çifte vatandaşlık şartlarını belirlerken her ülke gibi birçok durumu gözden geçirmiştir. Arnavutluk’ta yaşıyorsanız sizin için süreç farklı işleyecektir. Başvurunuzda evlilik, doğum gibi durumlar varsa şartlarda değişiklik olacaktır. Durumunuz gözden geçirip şartlara uygunluğunuza baktıktan sonra göçmenlik bürosuna gidip başvurunuzu yapabilirsiniz. Şartlarınız uygun olmadan, belgeleriniz hazırlanmadan başvuru işlemlerini başlatmanız bir şey ifade etmez. Arnavutluk’ta Yaşayanlar için Çifte Vatandaşlık Şartları Ülkede belli bir süredir yaşayan, eğitim ya da iş için orada bulunan kişilerin çifte vatandaşlık başvurularının olumlu sonuçlanma ihtimali daha fazla olacaktır. Arnavutluk’ta yaşayanlar kişiler çifte vatandaşlığa başvuru yapacaksa önce reşit olma şartını yerine getirmiş olmalıdır. 18 yaşını doldurmuş kişiler başvurularını kendilerini yapabilirler. 18 yaşından küçüklerde başvuru için yasal varis çocuğun yanında bulunmalıdır. Ülkede en az 5 yıl geçirmiş olmanız gerekmektedir. 5 yıl orada yaşamanız yeterli olmayacak; bu durumu ispat edebilmeniz gerekecektir. İşte bu noktada oturma izni belgeniz, çalışma izni belgeniz ispat için yeteli olabilir. Arnavutluk’ta yaşadığınız müddetçe ve geçmişte yasal suçlara karışmamış olmalısınız ve bunu yetkililere ispat etmelisiniz. Arnavutluk’ta yaşadığınız süreçte oturma ve çalışma izinleriniz var olarak ülkede bulunmuş olmalısınız. Arnavutluk çalışma vizesi, oturma izni gibi işlemleri ülkede bulunduğunuz yıllarda düzenli olarak kontrol etmeli ve yinelemelisiniz. Arnavutluk’ta Yaşamayanlar için Çifte Vatandaşlık Şartları Arnavutluk’ta yaşamıyorsanız ama çifte vatandaşlık için bu ülkeyi tercih ettiyseniz yatırım şartından faydalanabilirsiniz. Ülkeye yatırım yapabilecek ekonomik gücünüz varsa Arnavutluk’ta yaşamış olma şartına bakılmaksızın Arnavutluk’tan çifte vatandaşlık alabilirsiniz. Başvuru işlemleri için yine detaylıca araştırılacaksınız. Bu nedenle daha önce suç işlemediğinizi, işlem yapabilmek için reşit olduğunuzu belirtebilmelisiniz. Arnavutluk Çifte Vatandaşlık Başvurusu için Gerekli Belgeler Çifte vatandaşlık başvuruları yetkili birimlere şahsen yapılabilmektedir. Dolayısıyla Arnavutluk çifte vatandaşlığı için Arnavutluk’a gitmeli ve işlemlerinizi yapmalısınız. Arnavutluk’a nasıl gidilir tüm detaylarıyla öğrenmeli ve ona göre hareket etmelisiniz. Gerekli olabilecek tüm belgeleri mutlaka önceden hazır etmelisiniz. Belgelerin hazırlanması için belirleyeceğiniz tarihi çok iyi ayarlamalısınız. Aksi halde başvuru sırasında belgeleriniz güncel olmadığından reddedilebilirsiniz. Çifte vatandaşlık başvurunuz için hazırlayacağınız belgelerin orijinalleri, kopyaları noter tasdikli olmalıdır. Ayrıca belgeler yeminli tercümanlarca Arnavutluk diline çevrilmelidir. Arnavutluğa gitmek için gerekli belgeler ve vatandaşlığa başvurmak için gerekli belgeler değişiklik gösterebilmektedir. Arnavutluk Çifte Vatandaşlık Başvurusu için Zorunlu Belgeler Arnavutluk çifte vatandaşlığı için yapılacak başvurularda pasaport, kimlik bilgilerini gösterir belge, ikamet belgesi, çifte vatandaşlık başvuru formu zorunlu belgeler arasındadır. Bu noktadan sonrası evlilik, doğum, iş gibi sebeplerden hangisiyle başvuruda bulunuyorsanız; buna göre değişecektir. Pasaport fotokopisi, kimlik bilgilerini gösteren belge ve ikamet belgesi noter tasdikli olmalıdır. Her ihtimale karşı en az 3 adet kopya almanız yararlı olacaktır. Arnavutluk Çifte Vatandaşlık Başvurusu için Özel Belgeler Arnavutluk çifte vatandaşlığına başvuru yapmanızda eğitim, iş, doğum, evlilik gibi durumlar varsa başvuru sürecinde gerekli belgeler farklı olacaktır. Zorunlu belgeleri hazırladıktan sonra durumuna özel belgeleri de hazırlamalısınız. Evlilik söz konusu ise evlilik cüzdanı, eşin kimlik bilgilerini gösteren belge, eşin pasaportu da başvuru dosyasına koyulmalıdır. Ülkede iş için kaldıysanız ve çalışma izniniz, iş yeri size aitse buraya ait belgeler, gelir belgesi en az 3 adet kopya ile hazırlanmalıdır. Başvuruda doğum, aile bağı gibi durumlar varsa doğum belgesi, eski nüfus kayıtları başvuru dosyasına eklenmelidir. Yine tüm belgelerin Arnavutluk diline çevrilmiş kopyalarının da hazırlanması gerekir. Arnavutluk Çifte Vatandaşlığı Nasıl Alınır? Arnavutluk’tan çifte vatandaşlık almak için doğrudan başvuru, evlilik, iş, yatırım, aile bağı ve doğum gibi alternatifler vardır. Doğrudan başvuru en zor süreç iken doğum ve yatırım aracılığıyla yapılan başvurular daha hızlı sonuçlanabilmektedir. Ülkenin ekonomik açıdan desteğe ihtiyacı olması yatırımla gelen vatandaşlık başvurularına verilecek yanıtların daha olumlu olmasında etkili olmuştur. Evlilik Yoluyla Arnavutluk Çifte Vatandaşlığı Eğer ülke sınırları içinde evlenmişseniz ve evliliğinizin üzerinden 3 yıl geçmişse Arnavutluk’tan çifte vatandaşlık almak için başvuruda bulunabilirsiniz. 3 yıllık evliliğin en az 1 yılı Arnavutluk sınırları içinde geçirmiş olmalısınız. Evlilik yoluyla yapılacak başvurularda gereken belgelerin hazırlığını unutmamalısınız. Evliliğinizin gerçek olduğunu; vatandaşlık almak için formalite olmadığını da yetkililere ispat etmelisiniz. Aile Bağı ya da Doğum ile Arnavutluk Çifte Vatandaşlığı Başvuru yapmanızda doğum, aile veya akrabalık bağı söz konusu ise işlemleriniz daha kolay olacaktır. Anne babası Arnavut olan çocuklar doğrudan vatandaşlık hakkı kazanacaktır. Anne babası yabancı olan çocuklar eğer Arnavutluk sınırları içinde doğmuşsa yine vatandaşlık almaya hak kazanabilecektir. Yatırım Yoluyla Arnavutluk Çifte Vatandaşlığı Ülkeye özellikle tarım alanında yapacağınız yatırım sayesinde vatandaşlık alma hakkına sahip olabilirsiniz. 250 bin Dolar ve üzerindeki miktarlarda yatırım yapanlar vatandaşlık başvurusu da yapabilecektir. Başvuru sırasında yatırımınıza yönelik her türlü belgeyi yetkililere sunmalısınız. [duyuru] İlginizi Çekebilir Kolay Vatandaşlık Alabileceğiniz Ülkeler [/duyuru] Arnavutluk Çifte Vatandaşlık Başvuru Süreci Vatandaşlık almak için başvuru sürecinizin evraklarınızı ve başvuru formunuzu teslim ettiğinizde başlayacaktır. Başvurunuzun sonucunun tarafınıza bildirilmesi ve olumlu sonuçlarda pasaport ve kimliğinizi almanız ile başvuru süreciniz sona ermiş olacaktır. Arnavutluk Çifte Vatandaşlık Başvuru İşlemleri Önce evraklarınızı teslim etmeli ve yetkililerden haber beklemeye başlamalısınız. Sizi aradıklarında mülakata gitmeli ve dil değerlendirmesinden başarıyla çıkmalısınız. Mülakat sonrasında yeni bir değerlendirme süreci başlayacaktır. Nihai sonuç ortaya çıktığında tarafınıza telefon ya da adres yoluyla haber verilecektir. Arnavutluk Çifte Vatandaşlık Başvuru Süreci Ne Kadar Sürer? Evraklarınızı teslim etmenizden mülakata ve son değerlendirmeye kadar başvuru süreciniz ortalama 6 ay kadar sürecektir. Bu 6 ayın sonunda size olumlu ya da olumsuz kesin bir cevap verilir. Tamamen uygun bir aday olsanız bile karar yine de yetkililerin inisiyatifine kalmıştır. Bu sebepten mülakat aşamasında iyi görünmeniz son derece önemli.
İyi günler sevgili okurlar. Bu yazımızda sizlere Arnavutluk asgari tutarı hakkında informasyon vereceğiz. Resmi para birimi Arnavut Leki olan Arnavutluk, Dolar ve Euro kuru açısından asla iç açıcı bir ülke değil. O şekilde ki 1 € 126 Arnavut Leki’ne karşılık ediyor. Arnavutluk, maalesef sunmuş olduğu asgari ücretle birlikte Asgari Ücreti En Fazla Olan Ülkeler sıralamasında yer almıyor. Bu ülkelerin hangileri bulunduğunu görmek isterseniz bağlantıya tıklamanız kafi olacaktır. Krizden yüksek oranda etkilenen Arnavutluk’ta yoksulluk oranı oldukça fazladır. Ülkenin genel geçim kaynağıysa tarımdır. Geleneksel yöntemlerle meydana getirilen ziraat, verimsizliği bununla birlikte getirmiş olduğundan oldukça çok ihracat sağlayamamaktadırlar. Halkının bir oldukca Müslüman olan Arnavutluk’ta Hristan sayısı da küçümsenmeyecek kadar fazladır. Bu ülkede asgari ücret Euro bazında ele alındığında oldukça düşüktür. Fakat şehir içi yaşam Arnavutluk Leki’ne gore düzenlenmiş olduğundan asgari ücret alan bir şahıs alt sınırda yaşam kalitesiyle yaşamaktadır. Arnavutluk Asgari Tutarı Ne Kadar? Arnavutluk asgari tutarı 2021 senesinde olduğumuz şu günlerde Arnavut Leki olarak öne çıkıyor. Son olarak 2017 Temmuz’da düzenlenen ve Arnavut Leki’nden Arnavut Leki’ne çıkarılan asgari ücret oldukça azca çoğunlukla düzenleniyor diyebiliriz. İşsizlik oranının % olduğu Arnavutluk’da asgari ücretle çalışan oldukça kişi bulamazsınız. Çalışanlar genel olarak asgari ücretin fazlasına iş koşturmacasındadır. Gelir dağılımında düzensizlik oldukça fazladır. O şekilde ki averaja bakıldığında Arnavutluk’da aylık averaj ücret Arnavut Leki olarak öne çıkmaktadır. Yıllara Nazaran Arnavutluk Asgari Tutarı Arnavutluk asgari ücretini ele aldığımızda her yıl bir artış yada düşüş olmuyor. Oldukça azca çoğunlukla düzenleme yapılıyor. Gelin bakalım Arnavutluk asgari tutarı geçmiş yıllarda ne kadarmış? Yıl Arnavut Leki 2013 2014 2015 2016 2017 2018 Arnavutluk Emek verme Şartları Arnavutluk’ta emek verme şartları ülkede yoksulluk ve azca gelişmişlik olduğundan dolayı Avrupa ülkelerine gore daha zor. Bilhassa ziraat sektörünün yoğun olduğu Arnavutluk’da geleneksel ziraat şekilleri uygulanmış olduğundan yoğun bir halde insan gücü kullanılıyor. Buda yorucu oluyor. Mesai saatlerine dair resmi bir açıklama yada bilgiye ulaşamadık fakat 40 – 49 saat aralığındadır diye düşünüyoruz. Arnavutluk Fiyatlar Hikersbay’dan aldığımız bilgilere gore Arnavutluk’ta orta halli bir ailenin oturabileceği 1 yatak odalı şehir merkezinin dışarısında yer edinen bir daire Arnavut Leki ila Arnavut Leki içinde bulunabiliyor. Arnavutluk’ta ulaşım için tek yönlü bilet 40 ALL. 1 Litre benzin 167 ALL. 1 KM Taksi Tutarı 250 ALL olarak belirlenmiş. Süpermarket fiyatlarına bakacak olduğumuzda ise fiyatların ev kiralarına kıyasla oldukça uygun bulunduğunu görebiliriz. 1 Litrelik süt 123 ALL, 500 Gram ekmek 63 ALL, 12’li yumurta 165 ALL, 1 KG Yerel Peynir 552 ALL, Litre su 53 ALL, 1 Litre Şarap 600 ALL, Litre İthal Bira – 136 ALL, Litre yerli bira 90 ALL, 1 KG Patates 59 ALL, 1 Baş Marul 69 ALL olarak aşama kaydediyor. Tüm süpermarket fiyatlarını derhal alt bölümdeki görselde bulabilirsiniz.
Her yıl dünyanın pek çok yerinden daha fazla turist Arnavutluk’un bu ışıltısına kapılıyor. Yüzbinlerce yeraltı sığınağı, nobel ödüllü azizesi, evleri nazardan koruyan peluş ayıları, dedelerin macchiato keyfiyle gelin Arnavutluk hakkındaki en çarpıcı detaylara birlikte bakalım. İlk ateist devlet Arnavutluk, Osmanlı döneminde de, bağımsız bir devlet olduğunda da farklı inanışların bir arada huzur içinde varolduğu bir sosyal yapıdaydı. Ta ki Enver Hoca’nın baskıcı rejiminde pek çok dini yapı yıkılıp, din adamları hapsedilip ve dinleri ne olursa olsun Arnavutlar’ın özgürce ibadet etmeleri engellenene kadar. Din’i bir engel olarak gören Enver Hoca’nın kararlı adımlarıyla, Arnavutluk, ateizmi resmi olarak din hanesine yazan ilk devlet oldu. 1967’den 90’ların başında komünizm çökene kadar dini yasaklar devam etti. Rejimin çöküşünün ardından ülkedeki demokratik yeniden yapılanma hareketi içinde “laik”liğe geçildi. Arnavutluk şu anda eskisi gibi pek çok dinin çoğunlukla da sünni, bektaşi müslümanlar ile katolik ve ortodoksların bir arada hoşgörüyle yaşandığı bir toplum halini aldı. Öyle ki pek çok evde anne, baba ve çocukların farklı din ve mezheplere mensup olması oldukça sıradan bir durum. Başbakan Edi Rama da kendi ailesini örnek göstererek “Ben katoliğim, eşim müslüman, çocuklarım ise Ortodoks ve katolik” ülkedeki bu inanç özgürlüğü ve hoşgörü ortamını anlatıyor. Arnavut nüfusun çoğu ülke dışında Arnavutluk nüfusu resmi rakamlara göre 2,9 milyon olsa da, gerçek rakamın bundan daha az olduğu, tüm dünyadaki Arnavut diasporasının ise 10 milyona yakın olduğu düşünülüyor. Çünkü 90’larda komünizmin çöküşüyle başlayan göç süreci, ivmesi azalsa da devam ediyor. O dönem ülkede sadece 800 bin Arnavut’un kaldığı, geri kalan herkesin özellikle İtalya ve Yunanistan gibi komşu ülkelere, yeni bir hayat kurmaya gittiği biliniyor. 1991 yazında Arnavutluk’tan İtalya’ya mülteci taşıyan Vlora gemisi bu umudun simgesi olmuştu. Onbinlerce Arnavut, adım atacak yer kalmayana kadar gemiye doluşmuştu. Akdeniz o zaman da umuda yolculuk edenlerin rotasındaydı. Bu kadar trajik olmamakla birlikte Avrupa’ya göç devam etti. Türkiye’de ise Arnavut asıllı yurttaşları da hesaba katınca 1,5 ila 3 milyon Arnavut’un yaşadığı iddia ediliyor. Bir de tüm Balkanlar’ın etnik yapısını düşününce dünyadaki Arnavut nüfusun çoğunun kendi vatanı dışında yaşadığını görmek güç değil. Dordolec Evlerdeki gizemli ayılar Arnavutluk’u güney sahillerine doğru biraz gezmeye kalkarsanız pek çok yerde evlerin üstünde peluş ayıcıkların, Arnavutça söylersek “dordolec”lerin asılı olduğunu görebilirsiniz. Düşünün, hava o kadar sıcak ki sokakta insan görmek bile zor, binalar dışarıdan oldukça boş ve sakin görünüyor, bir de üstlerinde oyuncak ayıcıklar asılı, gerçekten de asılı, bazen boyunlarından, renkleri solmuş, tozlanmış ama orada öylece korkuluk gibi duruyor. Oldukça ürkütücü ve gizemli, değil mi? Ama onların bir amacı var. Hatta amaç tam da bu Tüm dikkati ve aslında kem gözleri üstüne çekmek. Yani nazar boncuğuyla aynı işi görüyor Çünkü nazar, Anadolu topraklarında olduğu gibi Balkanlar’da da geçerli bir olgu. Kendini hapseden ülke Diktatör Enver Hoca döneminde Arnavutluk, hem batı Avrupa’dan hem de zaman içinde Sovyet demir perde bloğundan izole bir ülkeydi. 40 yıldan uzun süre ülkeyi yöneten Hoca, önce Yugoslavya’yla, ardından Sovyetler ve Çin ile ilişkilerini kopartarak Arnavutluk’u hem politik olarak izole etti. Hem de sosyal anlamda yurttaşların yurt dışına giriş çıkışını engelleyerek bugünkü Kuzey Kore’yi anımsatan bir ülke yarattı. Bu izolasyon aynı zamanda dünyadaki ekonomik, teknolojik ve kültürel gelişmeleri de elbette dışarıda tutuyordu. Azize Rahibe Teresa Bu kadar soğuk savaş ve Enver Hoca bilgisinden sonra size bir soru. Sizce dünyadaki en meşhur Arnavut kimdir? Gençler Dua Lipa diyecektir ama dünyanın tanıdığı en ünlü Arnavut tüm yaşamını yoksullara adayan Rahibe Teresa olsa gerek. Üsküp doğumlu Arnavut asıllı Rahibe Teresa, dünya barışına katkılarından ötürü de Nobel Barış Ödülü aldı. 97’de ölen Rahibe Teresa, ölümünden 19 yıl sonra, iki hastayı iyileştirme mucizesi gösterdiği gerekçesiyle Vatikan tarafından “azize” mertebesine yükseltildi. Kosova, Makedonya ve Arnavutluk; hangisine giderseniz gidin sokaklar, okullar ve kamusal alanların çoğuna Rahibe Teresa adının verildiğini görebilirsiniz.
Ucuz bir Avrupa tatili yapmak, hem de mümkünse deniz ve güneş keyfiyle bu tatili birleştirmek isteyenlerin ilk duraklarından biri uzun zamandır Arnavutluk sahilleri. Güney Avrupa’da yer alan ülke; Yunanistan, Karadağ, Sırbistan ve Makedonya gibi ülkelerle komşu. Bu nedenle Arnavutluk’un Balkanlar turu kapsamında kısa süreli ziyaret edildiği de çok oluyor. Ancak bu güzel ülkeye sadece bir iki gün ayırmanın doğru olmadığını en baştan belirtelim. Hele de ülkenin batısında Adriyatik ve güneybatısında İyonya Denizi varken… Nüfusun yarısından fazlasının kendini Müslüman olarak tanımladığı bu ülkede; Osmanlı etkileri hâlâ açıkça görülebiliyor. Bu bakımdan komşularından net bir biçimde ayrılan Arnavutluk; kaleler, kuleler, saraylar ve surlarla sizi geçmişe götürebilir. Osmanlı sınırlarının uzandığı yerleri gördüğünüzde şaşkınlık duyabilirsiniz. Osmanlı döneminden etkilerle renklenen Balkan lezzetleri dört bir yanınızı sararken, kalori hesabı yapmaktan da en başta vazgeçmelisiniz tabii. Ülkeyi kültür turu tadında gezmek isteyenler için mayıs, haziran ya da eylül gibi bahar ayları kesinlikle ideal. Ancak bir diğer seçenek; henüz dünyanın geri kalanı tarafından yeterince keşfedilmeyen Arnavutluk sahillerinin yaz boyunca tadını çıkarmak. Fiyatlar yüz güldürüyor, sezon erken açılıyor. Tüm arkadaşlarınızdan önce, hepsinden daha uygun fiyata Arnavutluk’ta bronzlaşabilirsiniz; daha ne diyelim? Türkiye Cumhuriyeti ile geçmişten gelen güçlü bağlarını devam ettiren ülke; 90 günü aşmamak kaydıyla Türk vatandaşlarının vizesiz giriş yapabildiği ülkelerden biri. Ülkede halihazırda 4 bin civarında Türk vatandaşı ikamet ediyor. Dolayısıyla gezi öncesinde vize evraklarına dair koşuşturmanıza ve harcama yapmanıza da gerek olmayacak. Pasaportunuzun geçerlilik süresinin gezi tarihinden itibaren en az 6 ay sürmesi önemli. Ülkenin başkenti Tiran’a İstanbul üzerinden, haftanın her günü aktarmasız uçuşlarla yaklaşık 1,5 saat kısa bir sürede varmak mümkün. Arnavutluk yollarına düşenlerin bir başka yaygın tercihi ise kara yolu kullanmak. İster özel araçla, isterseniz de otobüsle soluğu güzel ülke Arnavutluk’ta alabilirsiniz. Tabii güzergahınızdaki ülkelere göre vize koşullarını kontrol etmeyi ihmal etmeyin. İpsala Sınır Kapısı’ndan sonra Arnavutluk’un başkenti Tiran yaklaşık 8,5 saatlik bir yolculuk gerektiriyor. Ülkeye adım attığınızda gezmeye nereden başlayacağınızı ise hiç merak etmeyin. Arnavutluk’ta gezilecek en güzel yerleri yazının devamında detaylı olarak bulabilirsiniz. Balkanlarda gezerken dinlemeniz için Balkanların en güzel türkülerini bir araya getirdik. İçindekilerTuristik ŞehirlerTiranSarandeİşkodraBeratAkçahisar KrujeElbasanAvlonya VloreDurresTarihi Eserler ve Kültür VarlıklarıEthem Bey CamiiSaat Kulesiİskender Bey HeykeliDurres AmfitiyatrosuButrint Antik KentiElbasan Kalesiİşkodra KatedraliRozafa KalesiBerat Eski ŞehirBerat KalesiGjirokaster Eski ŞehirMüzelerTiran Ulusal Tarih MüzesiElbasan Etnografya MüzesiMarubi Ulusal Fotoğraf MüzesiDoğal GüzelliklerDajti DağıRinia ParkıLlogara Ulusal ParkıVlore Limanıİşkodra GölüSyr-i Kalter Mavi GözPlajlarKsamil PlajlarıVlore PlajlarıOrikum PlajıDhermi PlajıLukova Plajı Turistik Şehirler [wpgmza id=”46″] Arnavutluk gezisinin hakkını verebilmek için, ülkenin turistik şehirlerine göz gezdirmek faydalı olur. Başkentte ve kıyı şehirlerinde turist noktaları yoğunlaşırken bazı şehirler çok fazla görülmeye değer detay barındırmıyor. Bu nedenle, yanlış yerlerde değerli vaktinizi harcamamak için kendinize aşağıdaki şehirleri içeren bir program çıkarabilirsiniz. Arnavutluk yolları özellikle sahil şeridinde son derece virajlı olabildiği için, aynı yolları tekrarlamamak adına kendinize harita üzerinden bir rota çıkarmanız da faydalı olur. Tiran Tiran, Arnavutluk’un başkenti ve hava yolu ile ülkeye gelenlerin ilk durağı. Rinas Uluslararası Havalimanı, şehrin 11 kilometre kuzeybatısında konumlanıyor. Başkent olmasının yanı sıra, yüz ölçümü bakımından da ülkenin en büyük şehri olan Tiran, Osmanlı döneminden cami, han, hamam, medrese gibi yapılar bulunduruyor. Buranın denize kıyısı olmadığı için; daha çok mimari yapıları ön planda. Aynı şekilde, devlet dairelerini ve Tiran Üniversitesi’ni burada bulabilir; konser ve festival türü etkinliklerle en çok burada karşılaşabilirsiniz. Sarande Yaz turizminin önemli noktalarından biri olan Sarande, Ksamil Köyü ile gönüllere taht kuruyor. Ksamili, sahip olduğu egzotik kumsallar ve Avrupa’ya göre ucuz fiyatlarla uzun vadede gerçek bir potansiyel vadediyor. 30 bin kişilik nüfusa sahip Sarende şehrinde ayrıca, UNESCO korumasındaki Butrint Antik Kenti dikkat çekici. Vaktinizin bir bölümünü mutlaka Sarende’ye ayırmalısınız. İşkodra İşkodra denildiğinde akla ilk olarak doğa harikası İşkodra Gölü geliyor. Ülkenin kuzeyindeki en büyük şehir olan İşkodra, göl manzarasını komşu ülke Karadağ ile paylaşıyor. Karadağ ile otobüs seferleri de genellikle bu şehir üzerinden gerçekleştiriliyor. İşkodra Gölü ve çevresini en çok bahar aylarında keyifle ziyaret edebilirsiniz. Berat Arnavut dilindeki anlamı Beyaz Şehir olan Berat; Bizans, Sırp, Bulgar ve Osmanlı gibi farklı uygarlıklardan izler taşıyan bir kültür mozaiğine ev sahipliği yapıyor. İki katlı, bol pencereli evler şehrin mimarisine atılan bir imza gibi. Bu evleri Şirince’deki köy evlerine benzetebilirsiniz. 2008 yılından bu yana şehir, UNESCO korumasının da altında. Berat şehri için tarihteki uygarlıklar bol olunca, kale ve müze gibi yerler de gezilecek yerler listesine dahil oluyor. Akçahisar Kruje 400 yaşın üzerinde tarihi bir çarşı, birkaç müze ve tarihi eser niteliğinde mimari yapılarla Akçahisar; mutlaka Arnavutluk gezinizin bir durağı olmalı. Kruje olarak da adlandırılan bu yerleşim; başkent Tiran’dan sonra yalnızca 45 dakikalık bir yolculuk yapmayı gerektiriyor. Özellikle Türkiye’den gelen turistler ülkenin bu bölümünü ilgi çekici bulabilirler. Elbasan Konum itibarıyla Arnavutluk’un tam ortasında yer alan Elbasan; Osmanlı İmparatorluğu yıllarında bir sancak merkezi olmasıyla biliniyor. Burası da yine camilerden, müzelerden ve kalelerden yana zengin bir yerleşim. İç kesimde yer almasından dolayı, daha çok kültür ve tarih turizmine hizmet ediyor. Elbasan Kalesi, şehrin ilk akla gelen turist noktası. Avlonya Vlore Ülkenin güneybatısındaki en önemli ticari merkezlerden biri olan Avlonya, sınırları içinde bir liman ve çok sayıda otel ve eğlence merkezi barındırıyor. Burası Vlore Körfezi’nin tam orta noktasında konumlandığı için, Vlore olarak da anılıyor. Aynı zamanda bir üniversitenin de bulunduğu şehirde yerli halk turizm dışında balıkçılıktan ve ticaretten de gelir elde ediyor. Durres Başkent Tiran’a yalnızca 33 kilometre mesafede bulunan Durres; Arnavutluk’ta mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Burası ülkenin ikinci en büyük şehri. Adriyatik Denizi kıyılarında yer alan şehir, Durres Sahili ile adından söz ettiriyor. Burada ayrıca krallık döneminden kalan villalar ya da antik dönemden kalan tiyatro kalıntıları gibi çok sayıda gezilecek ve görülecek yer var. Burası aynı zamanda, Arnavutluk’ta gece hayatı arayanların da tercih edebileceği en doğru adreslerden biri. Tarihi Eserler ve Kültür Varlıkları Söz konusu Arnavutluk olunca, tarihi eserlerde genellikle Osmanlı izleri var. Ancak sadece Osmanlılar da değil, Sırplardan Bulgarlara kadar birçok farklı uygarlık da tarih boyunca Arnavutluk sınırlarından mutlaka geçmiş. Başkent daha önce Durres iken, sonradan Tiran bayrağı devralmış. Elbasan ise, Osmanlılar döneminde sancak beyliği olduğu için en çok özen gösterilen yerleşim olmuş. Ülkenin bağımsızlığını ilan etmesi ise 1912 yılına denk geliyor. Dolayısıyla eğer bir ülkenin kültür varlıklarını incelemekten keyif alıyorsanız, Arnavutluk şehirlerinde asla sıkılmayacağınızdan emin olabilirsiniz. Ethem Bey Camii Ziyaretçilerini, inşa edildiği tarih olan 18. yüzyıla götüren Ethem Bey Camii, başkent Tiran’da yer alıyor. Bir dönem müze olarak halkın ziyaretini kabul etse de, şu anda mekan yeniden cami işleviyle ibadete açık. Dolayısıyla burayı ziyaret edebilmek için özel bir program yapmanız gerekmiyor. Son derece zarif ve görkemli bir mimariye sahip olan Ethem Bey Camii, Tiran’da yaşayan ünlü bir devlet adamının adını taşıyor. Sekizgen biçimindeki kubbesi ve kare şeklindeki planıyla burası; mimari ile ilgilenenleri ayrıca cezbedebilir. İşlemelerdeki renklerin halen canlılığını koruması da ayrı bir göz alıcı detay. İskender Bey Meydanı’nda yer alan cami, Tiran için son derece merkezi bir konumda. Saat Kulesi Başkent Tiran’da bulunan en uzun yapı olan Saat Kulesi, tam 35 metre yüksekliğinde. İzmir’deki Saat Kulesi, nasıl tüm yerli ve yabancı turistler için mutlaka görülmesi gereken bir durak ise, bu kule de öyle. Şehrin en önemli meydanında yer alan kule, 1822 yılından bu yana ayakta. Yıllar içinde saati defalarca kez değiştikten sonra, halen yerli halka ve yabancı turistlere vaktin değerini hatırlatmaya devam ediyor. Turistlerin buraya ilgi göstermesinin önemli bir nedeni daha var. Günün her saati ziyaret edilebilen Saat Kulesi, tüm Tiran’ı ayaklar altına seriyor. 90 basamaktan oluşan kule merdivenleri tamamladığınızda, başkent Tiran’ın eşsiz manzaralarını da ölümsüzleştirmeye hazırsınız demektir. İskender Bey Heykeli Tiran’ın kalbi olarak İskender Bey Meydanı’nı işaret edebiliriz. Meydanda yer alan İskender Bey Heykeli de, turistler için ilk durak ve yerli halk için de bir buluşma noktası. Tiran’ın tarihinde önemli yeri olan devlet adamı İskender Bey, bir halk kahramanı olarak bu meydana da adını veriyor. Kendisinin uzun yıllar Osmanlı kuşatmalarına karşı direndiği biliniyor. Heykel 40 bin metrekarelik dev bir alanın tam ortasında. Etrafta Saat Kulesi, Opera Binası, Ethem Bey Camii, Tiran Kültür Sarayı ya da Tiran Ulusal Tarih Müzesi başta olmak üzere şehrin tüm önemli kültür varlıkları tek tek sıralanmış durumda. Dolayısıyla bu noktayı atlamanız zaten pek de mümkün değil. Yine de heykeli arka fona alarak bir de turistik hatıra fotoğrafı çektirmek isteyebileceğinizi şimdiden hatırlatalım. Durres Amfitiyatrosu Durres’te sahiller dışında ziyaret edebileceğiniz en turistik yapı, aynı zamanda Balkan Yarımadasının en büyük antik eseri olan Durres Amfitiyatrosu. UNESCO Dünya Mirası Listesi için de adaylığı bulunan bu yere, şehir merkezinden kısa bir yürüyüşle kolayca ulaşılabiliyor. Tarihi Roma İmparatorluğu’nu işaret eden tarihi eserin, zamanında 20 bin kişiyi ağırladığı tahmin ediliyor. Amfitiyatroya giriş için sembolik bir giriş ücreti ödemek gerekli; bu bilet ise aynı zamanda Arkeoloji Müzesi’nde de geçerli oluyor. Durres aynı zamanda bir festivaller şehri. Nisan’da Modern Dans Festivali, Mayıs’ta Şiir Festivali, Ağustos’ta Film Festivali ve Eylül’de Caz Müzik Festivali olmak üzere burada turist akını var. Tüm bu festival dönemlerinde de, amfitiyatro çevresinde turist yoğunluğu ile karşılaşabilirsiniz. Yaz aylarının antik şehir gezisi için fazla sıcak olabildiğini de hatırlatalım. Butrint Antik Kenti Durres’teki antik yerleşimden farklı olarak, Butrint Antik Kenti UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne aday değil. Çünkü burası 1992 yılından bu yana zaten UNESCO’nun kanatları altında. Yunanistan sınırına çok yakın konumlanan antik kent; bir tepe üzerinde konumlanıyor. Antik Yunan medeniyetini zaten burada iliklerinize kadar hissedebiliyorsunuz. Antik kentin dahil olduğu milli park, neredeyse 30 kilometrelik geniş bir alana yayılıyor. Manzara ise, İyonya Denizi’ne ait eşsiz bir körfez manzarası. 37 bin nüfuslu mütevazı bir yerleşim olan Sarende şehri ile antik kent arasında yaklaşık 17 kilometre kadar mesafe var. Burası Sarende’ye gelen bir turist için de en güzel nokta. Kaldırım parçaları, saray kalıntıları, tapınaklar ve Roma Hamamı’ndan kalanlar ayrı ayrı görülmeye değer. Antik kent girişinde yabancı turistlerden 700 Arnavut Leki talep ediliyor. Bu da demek oluyor ki; Euro cinsinden 5 euro civarında bir harcama yapmak gerek. Yerellerden daha az ücret alındığını da buraya not düşebiliriz. İçeride görmeniz gereken 14 kadar önemli nokta var. Turistlere girişte birer harita veriliyor. Bu sayede gördüklerinizi daha kolay anlamlandırabilirsiniz. Antik şehrin hemen yanında, yemek molası verebileceğiniz güzel restoranlar da mevcut. Elbasan Kalesi Elbasan, Arnavutluk’taki üçüncü en büyük şehir olarak muhteşem bir tarihi eseri de sınırlarında yaşatıyor. Osmanlı İmparatorluğu döneminde, bizzat Fatih Sultan Mehmet tarafından inşa ettirilen kale; tarihte Elbasan sancağının da kalesi olarak biliniyor. Osmanlı döneminde, Balkanlardaki en güzel şehir olarak gösterilen adres de yine Elbasan. Dolayısıyla, burayı ülkenin tarihi başkenti gibi düşünebilirsiniz. Elbasan Kalesi’ni ziyaret ettiğinizde, kalenin içerisinde aynı zamanda 1492 yapımı Kral Camii ile de karşılaşacaksınız. İslami yapılar bu şehirde varlıklarını iyiden iyiye hissettiriyor. Ülkenin en kalabalık üçüncü şehrinde, çok sayıda Müslüman turistle ve yerli halk arasında Türklerle karşılaşabilirsiniz. İşkodra Katedrali Aziz Stephan Katedrali olarak da adlandırılan bu ibadethane; Arnavutluk’taki tarihi ve kültürel çeşitliliği de gözler önüne serebilecek nitelikte. 1867 yılında inşa edilen yapı, Katolik mezhebine ait bir ibadet merkezi olarak hizmet veriyor. Burası, 1990’lı yıllarda Rahibe Teresa’yı ağırlamasıyla da anılıyor. Burada bir Pazar günü ayine denk gelmek ya da Paskalya ve Noel gibi Hristiyanlar için özel sayılan dönemlerde katedralde bulunmak ilginç bir deneyim olabilir. İşkodra şehrinde, Kole Idromeno caddesinde katedrale ulaşabilirsiniz. Caddenin hemen girişinde Rahibe Teresa’yı simgeleyen bir de heykel bulunuyor. Heykel, Teresa’yı iki elini göğsünde birleştirmiş bir biçimde canlandırıyor. Caddenin bir diğer özelliği de, katedralin hemen karşısında bu kez Ebubekir Camii’ni bulundurması. Cami, Osmanlı devlet adamlarından biri olan Ebubekir Paşa’nın ismini taşıyor ve günün her saatinde Müslümanları ağırlıyor. Arnavut Katolikliğinin merkezi sayılan bu yerde, bir de cami ile karşılaşmak gezinizin ilgi çekici detaylarından biri olarak aklınızda yer edebilir. Rozafa Kalesi Halen İşkodra sınırları içerisindeyken, Rozafa Kalesi’ni de görmeden dönmek olmaz. Tarihi 14. yüzyıla kadar dayanan kalenin içerisinde antik değere sahip merdivenler, kemerler, türbe görünümlü mezarlar ve taş duvarlar mevcut. Ancak bunların çok daha ötesinde, kale yoluna varan yokuşu tırmandığınızda enfes bir şehir manzarasıyla karşı karşıya kalıyorsunuz. Dört ayrı avludan oluşan kale sınırları, her defasında farklı sürprizlere açılıyor. Yine kalenin avlularından birinde, bir restoran işletmesi de var. Kale girişi için kişi başı 200 Arnavut leki ödemek yeterli, bu da 2 euroya bile denk gelmiyor. Özellikle gün batarken kaleyi ziyaret ederseniz, içerde bol bol vakit geçirebilir ve İşkodra’yı buradan kuş bakışı sayılabilecek bir açıyla fotoğraflayabilirsiniz. Kale saat kadar ziyarete açık tutuluyor. Yeşil bitki örtüsünün yanı sıra Buna Nehri de fotoğraflarınıza ayrı bir hava katmaya yetecek. Berat Eski Şehir Osmanlı evlerini görmek için günübirlik bir seyahatle Berat Old Town yani Türkçe adıyla Berat Eski Şehir mutlaka ziyaret edilmeli. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki bu yer hem ağaçlar ve ahşap işlemelerle bir doğal güzellik; hem de sahip olduğu sayısız izler nedeniyle bir tarihi eser. Berat’ta Arnavutluk’taki lokal hayatı da yakından gözlemleme, yerel restoranlarda vakit geçirme ve halk ile sohbet etme imkanları bulabilirsiniz. Buradaki Osmanlı evlerinin sayısı yüzü buluyor. Farklı açılardan düşününce Safranbolu ya da Şirince ile benzerlikler bulabilirsiniz. Şehrin sokaklarında bol bol vakit geçirdikten sonra Türk kahvesi molası vermek isterseniz de, burada yabancılık çekmeyeceksiniz. Aynı şekilde restoranlarda da döner gibi tanıdık lezzetlerle karşılaşmak sürpriz değil. Berat Kalesi Berat’a kadar yolunuzu düşürmüşken, Old Town gezinizi kale tırmanışıyla taçlandırabilirsiniz. Kale Bizans döneminde, yaklaşık olarak 13. Yüzyıla denk gelen tarihlerde yapılmış olsa da; Osmanlı evlerinden de bir kesit barındırıyor. Kalenin içinde daha önce, 20 kadar kilisenin bulunduğu biliniyor. Buradan kalenin sınırlarının ne kadar geniş olduğunu daha iyi anlamanız da mümkün. Şu anda burada evlerin yanı sıra çok sayıda hediyelik eşya dükkanı ve restoran ile karşılaşabilirsiniz. Siz Arnavutluk’tayken yolunuzu gözleyen yakınlarınız için, burayı ayrıca aklınızda bulundurun. Yöreye has ürünlerden satın aldığınız adres Berat Kalesi olabilir. Berat halkı burada ticaretten önemli bir gelir elde ediyor. Balkan turları mutlaka buraya da uğruyor. Kalenin ayrıca, Arnavutluk’taki diğer tüm kalelerde olduğu gibi son derece güzel bir manzarası var. Balkan börekleri eşliğinde, manzaranın tadını çıkarmak için burayı düşünebilirsiniz. Gjirokaster Eski Şehir Old Town yani Eski Şehir kavramı, Balkanlar’da çok sık karşımıza çıkan bir kavram. Gjirokaster şehrine girdiğinizde de şehrin yeni ve eski olarak keskin sınırlarla ikiye ayrıldığını görüyorsunuz. İşte taş evlerden oluşan tarihi kısım, UNESCO’nun da koruması altında. Berat’ın bol pencereli evlerinden sonra bir de buranın taş evlerini görmek isteyebilirsiniz. 1670 yılında Evliya Çelebi de Seyahatname eserinde buraya yer vermiş bulunuyor. Osmanlı tarafından 1417 yılında fethedilen yerleşim, hem cami hem de kilise türü yapılar barındırıyor. Gjirokaster aynı zamanda, Arnavutların komunist lideri Enver Paşa’nın da doğum yeri. Kendisinin doğduğu evi müze olarak ziyaret edebilirsiniz. İç savaşlar, ekonomik krizler, değişen rejimler ve fetihlerin ardından bir şehrin arkada bıraktıklarını görmek gerçekten de farklı bir deneyim. Müzeler Arnavutluk’un her bir köşesinde tarihin ayak izleri var. Müslüman ve Hristiyan topluluklar gibi ayrı uçlar başta olmak üzere farklı milletlerden, dinlerden ve ırklardan bambaşka kültürler; Arnavutluk’un tarihini katman katman oluşturuyor. Başta başkent Tiran’daki müzeler olmak üzere, ülkedeki çok sayıda müze size geçmişin kapılarını açabilir. Arnavutluk’ta yerli halkın çağlar boyunca nasıl yaşadığını da en iyi müzelerde görebilirsiniz. Tiran Ulusal Tarih Müzesi Arnavutluk’un en önemli müzesi sayılabilecek olan Tiran Ulusal Tarih Müzesi, tam tamına 60 bin yıllık eserleri sınırları içinde bulunduruyor. Pazartesi günleri hizmet vermeyen müze, Salı’dan Cumartesi’ye kadar saat aralığında ziyaret edilebilir. Pazar günleri ise, ziyaret saatleri olarak sınırlı. 1981 yılından bu yana, dünyanın her yerinden turistleri etkisi altına alan müze, Arnavutluk’ta görülecek yerler arasında kesinlikle ilk beşe girebilir. Başkentteki merkezi konumu nedeniyle buraya vakit ayırmakta zorlanmayacaksınız. Hem müze arşivinin hem de müze kapsamında düzenlenen geçici sergilerin kapladığı geniş alan düşünüldüğünde, buraya iki üç saat gibi bir süre ayırmakta tereddüt etmemelisiniz. Tarihi olaylara duyduğunuz ilgiye göre bu sürenin artması da mümkün. Elbasan Etnografya Müzesi Tiran’dan sonra 2 saatlik kara yolu mesafesi ile Elbasan’a ve buradaki Etnografya Müzesi’ne ulaşabilirsiniz. Müze girişinde yabancı turistlerden 200 lek giriş ücreti talep ediliyor. Yerliler için ödenen ücret 100 lek. İçeride daha çok Arnavutça açıklamalar var. İngilizce yönlendirmeler bakımından yeterli bir müze sayılmasa da, ev biçiminde dizayn edilen yapıdaki görüntüler Elbasan halkının yaşam biçimini anlatmaya yetiyor. Burada tarih boyunca halkın geçim kaynağı olan mesleklerden, Osmanlı’nın etkisine kadar merak ettiğiniz birçok detayı yakından inceleyebilirsiniz. Marubi Ulusal Fotoğraf Müzesi İşkodra şehrinin ana caddesi olan Kole Idromeno Caddesi üzerinde, tarihi katedral ve camiler ile birlikte bir de müze yer alıyor. Bu müze, ülkenin ilk fotoğraf sanatçılarından olan Marubi adıyla birlikte anılan Ulusal Fotoğraf Müzesi. Hem ülkenin hem de şehrin 19. ve 20. yüzyıllardaki halini merak edecek olursanız, soluğu burada alabilirsiniz. Yerlilerin giydiği kıyafetlerden, gelenek ve göreneklerine kadar her şey fotoğraflarla kayıt altında. Müzede İngilizce dil seçeneği ile video gösterimleri yapılıyor ve kütüphane bölümü de ziyaretçilere açık tutuluyor. Küçük sayılabilecek bir ülke olan Arnavutluk’un, küçük sayılabilecek şehri İşkodra’da böyle dünya standartlarında bir müzeyle karşılaştığınıza şaşırabilirsiniz. Müze girişinde yetişkinlerden kişi başı 700 Arnavut leki ve çocuklardan ya da öğrencilerden de 200 Arnavut leki talep ediliyor. Müzenin açılış saati yaz kış fark etmeksizin olarak ilan edilirken; kapanış saati kasımdan marta kadar ve nisandan ekime kadar olarak düşünülebilir. Müzenin koleksiyonuna online platformdan erişebilmek için tasarlanan bir web sitesi de mevcut. Doğal Güzellikler Arnavutluk; Adriyatik Denizi kıyılarında son derece korunaklı bir konuma sahip. İyonya Denizi de manzaraya dahil olunca; Arnavutluk’un doğal güzellikleri iyice arşa çıkıyor. Yeşil ve mavinin en güzel birliktelikleri için, ülkeyi başkentten kıyılara kadar adım adım keşfedebilirsiniz. Dajti Dağı 1966 yılından bu yana milli park statüsüne sahip olan Dajti Dağı, başkent Tiran’a yakınlığıyla ön plana çıkan bir kış turizm merkezi. Bulgaristan’ın popüler kayak merkezi Bansko kadar profesyonel tesisleri burada bulmak mümkün olmasa da burası yerli halkın karla buluştuğu bir nokta. Yer üstü ve yer altı su kaynakları, çeşitliliği ile hayranlık uyandıran bitki örtüsü ve doğal yaşam alanı korunan hayvanlar mutlaka görülmeli. Arnavutluk’un doğal güzellikleri arasında ilk anda kendisini belli eden Dajti Dağı’nda; meşe, çam ve kayın gibi ağaç türleri arasında uzun yürüyüşler yapabilirsiniz. Rinia Parkı Başkent Tiran, doğal güzellikleri ile diğer şehirlere göre pek öne çıkamasa da, içinden nehir geçen ve dağ eteklerine kurulan bir şehir. Burada da şehirciliğin güzel örneklerinden biri olan Rinia Parkı’nda bol oksijen içeren bir nefesi içinize çekebilirsiniz. Park, özellikle 2000 yılından bu yana büyük özveriyle canlı tutuluyor. Mart ayının ortalarında düzenlenen Yaz Festivali, neredeyse 30 hektara yayılan bu parkta her sene düzenleniyor. Dinlenme alanlarında keyifli vakit geçirebilir, oteliniz yakınlarda ise keyifli bir yürüyüş için burayı tercih edebilirsiniz. Llogara Ulusal Parkı Arnavutluk’a kadar geldikten sonra, ziyaret ettiğiniz tek park basit bir şehir parkı olmasın elbette. Llogara Ulusal Parkı, dağların ortasındaki konumuyla bir doğa harikası. Burada çekebileceğiniz fotoğrafların panoramik açıdan bir sınırı yok. Dağda yükseklere tırmandıkça sıcaklığın ciddi biçimde düşeceğini hesaba katmalısınız. Tabii aynı zamanda, profesyonel bir turla hareket etmek ve teçhizat bulundurmak da faydalı olur. Eğer macera aramak istemezseniz, dağların zirvesini hedeflemeden de milli parktaki çok sayıda restorandan birinde tüm turistler gibi keyifli zaman geçirebilirsiniz. Özellikle çocuklu bir aileyseniz ve çocuklarınızı doğal güzelliklerle buluşturmak istiyorsanız bu rotayı mutlaka gezi planınıza dahil edin. Restoranların olduğu bölümden Vlore yönüne otobüsle ulaşım sağlanabiliyor. Araç kiraladıysanız zaten navigasyon dışında bir şeye ihtiyacınız yok. Vlore Limanı Türkçe kaynaklarda Avlonya olarak da sıkça karşılaştığınız bir yerleşim olan Vlore, Arnavutluk ve deniz denildiğinde ilk olarak akla geliyor. Burada konumlanan Vlore Limanı da hem ticari hem de turistik olarak büyük bir öneme sahip. İtalya’da bulunan Bari Limanı ile Vlore arasında güçlü ilişkiler var. Sorrento kıyıları ile liman arasındaki mesafe ise yalnızca 70 deniz mili kadar. Liman manzarasına zeytin ağaçlarının yeşili eşlik ediyor. Liman ve çevresinde, özellikle gün batarken turistlerin uzun yürüyüşlere çıktığına şahit olabilirsiniz. Dilerseniz bu keyfi, bisiklet kiralayarak da yaşayabilmeniz mümkün. İşkodra Gölü Karadağ seyahatlerinde vazgeçilmez bir durak olan İşkodra Gölü, Arnavutluk yönüne gelen turistleri de büyüleyen cazibe noktalarından biri. Göle şehir merkezinden bisiklet kiralayarak ulaşmanızı özellikle tavsiye edebiliriz. Bunun yerine elbette otobüs kullanmak ya da araçla ulaşmak da mümkün. Hemen yakınında bir de kamp alanı bulunduran İşkodra Gölü; bahar aylarında kamp yapmaktan hoşlananları keyifle ağırlıyor. Arnavutluk’a kadar arabayla geldiyseniz, bir marketten alışveriş yapıp göl kenarında keyifli bir piknikle bir öğününüzü geçiştirmeniz son derece mümkün. Kano, koşu ve yürüyüş gibi aktiviteler de yine göl kenarında ailece güzel vakit geçirebileceğiniz etkinlik seçenekleri arasında. Syr-i Kalter Mavi Göz İyonya Denizi’ne dökülen 25 kilometre uzunluğundaki Bistriçe Nehri’nin kaynağı olan bu doğa harikası, yüksek sezonda giriş için muhtemelen kuyrukta beklemenizi gerektirecek bir yer. Ancak karşılaştığınız muhteşem manzaralar beklediğinize değiyor. Nefis plajları için sıkça tercih edilen Ksamil Köyü ile burası arasında yaklaşık 40 dakika süren bir kara yolu mesafesi var. Otomobillerden giriş ücreti talep ediliyor. Burası özellikle yusufçuk, çekirge, fosforlu pervane sinekleri gibi farklı türlerden hayvanları çatısı altında topluyor. Turistik değerine rağmen doğasının bozulmadığını da en iyi buradan anlıyorsunuz. Restoran bölümünde ise enfes deniz mahsüllerinin tadına bakmak mümkün olabilir. En baştan uyarmak gerekirse suya girmek, atlamak ya da yüzmek kesinlikle yasak. Ancak ziyaretiniz boyunca, Pamukkale’dekine benzer turistik görüntülere sıkça rastlıyorsunuz. Farklı ülkelerden ve en çok da Avrupa’dan buraya akın eden insanlar, buz gibi sulara ellerini ve ayaklarını sokmaktan asla geri kalmıyor. Plajlar Arnavutluk, yaz aylarında uygun fiyatlı tatil yapmak isteyenlerin son dönemde giderek daha fazla keşfettiği adreslerden biri. Arnavutluk leki, Türk lirası karşısında Euro’ya göre çok daha makul bir orana sahip. Üstelik Arnavutluk turizmi de henüz dünyanın geri kalanı tarafından yeterince keşfedilmedi. Arnavutluk’ta hava sıcaklığı haziranın ilk günlerinden itibaren son derece sıcak seviyelere yükseliyor; bu nedenle de Arnavutluk plajları arasından seçiminizi bir an önce yapabilirsiniz. Ksamil Plajları Arnavutluk’un en güney ucunda, Yunanistan sınırına en yakın yerlerden birinde konumlanan Ksamil’e vardığınızda, bir anda nerede olduğunuzu şaşırabilirsiniz. Burası Maldivler’i, Bahamaları ya da en azından Karayipler’i andıran turkuaz renkli sulara sahip. Kıyıda beyaz kumlar yayılıyor, fonda egzotik ağaçlar görüntüye eşlik ediyor. 3 bin kişinin yaşadığı bu büyülü yer, Yunan adalarından Korfu’ya da komşu. Yerleşime bağlı 4 ada da, Ksamil Adaları olarak adlandırılıyor. Eğer Korfu’daki fiyatları daha önce tecrübe etme şansınız olduysa, Arnavutluk’ta “ucuz tatil” ile neyin kastedildiğini de daha iyi anlayabilirsiniz. Fiyatlar Euro para birimi ile çok daha uygun rakamlara denk geliyor. Avrupalı biri için Arnavutluk, gerçekten de sudan ucuz. Giderek daha turistik hale gelen, bu nedenle hızlı yapılaşmadan muzdarip olan bu yerleşimi, bir an önce ucuz deniz tatili için keşfetmelisiniz. Ksamil’de bir değil, irili ufaklı 10 kadar plaj var. Plajlar yaz boyunca, sahil partilerine de ev sahipliği yapıyor. İçlerinden özellikle Abiori Plajı’nı tercih etmeyi düşünebilirsiniz. Bora Bora Plajı, Guvat Plajı ve Veranda Plajı da yine burada ön plana çıkan diğer plajlar arasında. Tüm plajlarda yeme içmenin yanında şemsiye ve şezlong gibi hizmetler için de ödeme yapılıyor. Mekanlarda İyonya Denizi’nin taptaze deniz ürünlerinin tadına bakmayı düşünebilirsiniz; aksi halde hep fast food tipi yiyecek seçenekleri var. Otellerin ve restoranların çoğunun kendilerine ait plajları var; dolayısıyla iki harcamayı bir araya getirmek mantıklı olabilir. Marketlerden alışveriş yapmak da, gezginlerin çok sık tercih ettikleri ekonomik bir seçenek. Ksamil’e yalnızca 20 kilometre mesafede yer alan Sarande de deniz tatiline hem mekan hem de plaj olarak değişiklik katmak isteyenlerin rotalarından biri. Vlore Plajları Arnavutluk’un yazlık bölümü, Vlore olarak biliniyor. Başkent Tiran ile Vlore arasında sürekli devam eden ve yaz sezonu boyunca sefer sıklığı artan minibüsler var. Daha çok aile kenti sayılan yerleşimde, gece gündüz fark etmeksizin her bir mekanda bol çocuklu aileler göze çarpıyor. Onun dışında çok hareketli bir gece hayatı beklememelisiniz. Hal böyle olunca, konaklama için de fiyatlar uygun, daha çok pansiyonlar tercih ediliyor. Dilerseniz konaklayabileceğiniz 5 yıldızlı oteller de yok değil. Bunun için bütçenizi elbette biraz artırmanız gerekecek. Plajların hiçbiri çok büyük değil, bu nedenle yazın en sıcak günlerinde kollarınızın diğer turistlerle birbirine değecek mesafede olduğu bir yüzme deneyimine ne yazık ki hazırlıklı olmalısınız. Orikum Plajı Vlore Körfezi’nin sonuna doğru ulaşacağınız Orikum, denize girmek için de ideal bir seçenek olabilir. Buralarda oda kahvaltı seçeneği ile otel odası kiralayabiliyor ve otelden denize rahatlıkla yürüyebiliyorsunuz. Çocuklu aileler bu avantajdan hoşnut kalabilir. Deniz çoğunlukla kum olmakla birlikte, Orikum Limanı’na doğru çakıl taşları da başlıyor. Sabah saatlerinde, denizin en dalgasız hallerine denk gelebilirsiniz. Deniz sığ, berrak ve tertemiz. Plaj, özellikle haziran ve eylül gibi aylarında rahatsız edici derecede kalabalık değil. Orijinalliğini koruyan kasaba tadındaki bu küçük yerleşim, balık restoranları ile de sizi mutlu edebilir. Buraya ulaşmak için Tiran’dan sonra 120 kilometre kadar yol yapmanız gerekiyor; dolayısıyla da araç kiralamayı mutlaka düşünmelisiniz. Bir diğer seçenek olarak Vlore’den kalkan minibüslere binmek geçerli bir çözüm olabilir. Orikum’a kadar gelmişken, buradaki antik rotayı da yürüyüş yaparak geçmeyi düşünebilirsiniz. Yol boyu karşınıza çıkan tarihi kalıntılar, denize girmek ve güneşlenmekle alamadığınız bir keşif keyfini size sunuyor. Dhermi Plajı Arnavutluk’un en güzel köylerinden biri olan Dhermi, aynı zamanda nefis bir plaja sahip. Burası aynı zamanda ülkede gün batımını izleyebileceğiniz en güzel yer. Hemen belirtelim, ülkedeki Yunan azınlık da bu köyde yaşıyor. Orikum ile Dhermi arasında yaklaşık 40 kilometre kadar mesafe var. El değmemiş doğası sayesinde burayı kamp için de ideal bir alan olarak düşünebilirsiniz. Konaklama ödemesi de yapmadıktan sonra insan bir tatilden başka ne ister? Dhermi, 2 bin metrelik dağlarla çevrili olduğu için iklim açısından da korunaklı bir bölge sayılıyor. Tabi bu mesafede dağların bir de dezavantajı var, Dhermi yollarında bolca viraj sizleri bekliyor. Lukova Plajı Arnavutluk Rivierası’na gelenlerin en çok beğendiği plajlardan biri kesinlikle Lukova. Burası bozulmayan doğa örtüsü, en çok da yıllanmış zeytin ve narenciye ağaçları sayesinde insanı cezbediyor. 2 küçük tesis, uzun bir sahil ve göz alabildiğine deniz… Yaz tatilinden beklentiniz sadece bu olabilir. Deniz altındaki canlılık görülmeye değer olduğundan, Arnavutluk’a kadar dalış takımlarınızı da yanınızda taşımaktan asla çekinmeyin. Burası aynı zamanda Borsh Köyü’ne ve köyün plajında da yakın. Özel bir plaja ekstra ödeme yapmak istemezseniz, Arnavutluk yolları size her bir girinti çıkıntıda farklı sürprizler sunacaktır. Bu sürprizler arasında Vuno, Jale, Himare ve Porto Palermo da sayılabilir. Kıyı boyunca vakit buldukça bu yerleşimlerde minik sahil molaları verebilirsiniz.
arnavutluk ta ne iş yapılır